Keloid'den Korunma

Ameliyatlar, estetik cerrahi girişimler, lazer uygulamaları, dövme, piercing, kaza, yanık ve enfeksiyonlar sonrası dokunun iyileşmesi sürecinde izler gelişebilmektedir.

Bunların en az %15 i fiziksel ve estetik görsellikten uzak ve hastaların psikolojik ve sosyal açıdan kurtulmak istedikleri izler.

Son yıllarda bu izlerin oluşmaması yada bunların tedavisi ile ilgili hasta istekleri hızla artmaktadır. 

Skar oluşumunun engellenmesi-korunma son derece önemlidir.

Bunun için

  • Omuz, göğüs ön kısmı gibi yüksek skar gelişme riski olan alanlarda cerrahi uygulamalar, travmalar ve yanıklarda daha dikkatli olunması gerekmektedir.
  • Hastanın keloidal yapısının olması yada daha önceki travma ile ameliyat alanlarında keloidal yapısının olması son derece önemlidir.
  • Cerrahi uygulamalarda doku gerginliğinin ön değerlendirilmesi önemlidir.


Burada asıl anahtar doktorun keloidal risk faktörlerinin iyi değerlendirmesidir. Bunlar hastanın önceden keloidal yapısının mevcut olması, ailesel keloidal öykü, koyu tenli olması ve cerrahi uygulama alanında deri gerginliğinin ve enfeksiyonun mevcudiyeti gibi.

Enfeksiyon her zaman skar gelişimine yol açabilmektedir. Cerrahi öncesi ve sonrasında enfeksiyon açısından dikkatli olunmalıdır.

Ameliyat sırasında cerrahi kesinin derinin doğal gerilme çizgilerine paralel olması gerekmektedir. Doku gerginliği fazla olmamalıdır. Bu nedenle fazla inflamasyon gelişmesine izin verilmemelidir.

Yüksek riski hastalarda ameliyat sonrası silikon gel, sprey yada örtülerin kullanımına erken başlanması ve 3-4 ay kullanımı son derece önemlidir.

Son çalışmalar cerrrahi uygulam sonrası yara alanına 12 hafta boyunca paper yara bantlarının kullanımının hipertrofik skar gelişim riskini önemli oranlarda azalattığı gösterilmiştir.

  • İyi bir yara iyileşmesi ve skar gelişiminde korunması için yaranın düzenli bakımı ve nemlendirilmesi gerekmektedir.
  • Yara dokusunun alerjenik olmayan pansuman materyalleri ile bakımı son derece önemlidir.
  • Doku gerginliğinin fazla olduğu yada yüz gibi mimik kaslarının aktif olduğu alanlarda yara çevresine botulinum toksin A uygulanabilir. Bu doku gerginliğini azaltmaktadır.
  • Yara dokusunda deri iyileşmesi tamamlansa bile deriden su kaybının aylarca normalden daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle yara üzerine  nemlendirici kullanımı, özellikle silikon jeller ve plaklar altına, kaşıntı gelişimini engellemekte ve skar gelişimini önlemektedir.
  • Güneşten mutlaka korunulmalıdır. Güneş kaynaklı UV nin estetik olmayan skara ve skarda renk düzensizliklerine yol açtığı gösterilmiştir. Skar dokusu olgunlaşana kadar yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucular kullanılmalıdır.
  • Son yıllarda transforming growth faktör  (TGF)-beta3 ün skar gelişimini önlediği gösterilmiş ve bunun üzerindeki çalışmalar devam etmektedir.

 

 

 


Sorunuzu Gönderin
dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor
Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency