Kadınlarda Androgenetik Alopesi

Kadınlarda Androgenetik AlopesiAndrogenetik alopesi – AA kadınlarda da gözlenmektedir. Buna “kadın tipi androgenetik alaopesi KTAA” denilmektedir. Bu tip saç dökülmesi kadınlarda erkeklerden farlı bir dökülme paterni gösteren, genetik olarak yatkın kadınlarda daha sık görülen saç follikülünün ilerleyici minyatürizasyonu olarak tanımlanmaktadır. Minyatürizasyon saçlarda kalın saçların ince saçlara dönüşmesi olarak tanımlanmaktadır. Sık izlenen bir durumdur. Kadınlarda ereklere göre daha yüksek estetik kaygılara neden olmakta buda ciddi stres yaratması nedeniyle önem taşımaktadır.

Otuz yaş civarındaki kadınlarda %12, 60-69 yaş arasında ise %30-%40 oranında görülür. Genellikle ergenlik dönemi sonrası değişken klinik şiddette ve belirli bir ilerleme hızında seyretmekle birlikte herhangi bir yaş döneminde de başlayabilir. Başlangıç yaşı küçüldükçe klinik şiddetin daha fazla olma eğilimi artmaktadır.


Kadınlarda Androgenetik Alopesi'nin Nedenleri

Erkeklerde olduğu gibi kadınlarda da androgenetik alopesi sıklığı ve şiddeti yaşla birlikte artmaktadır. Saç dökülmesinde androjenlerin rolü tam olarak erkeklerdeki kadar net değildir. Bu nedenle kadın tipi saç dökülmesi (KTSD) kavramının hastalığı tanımlamada daha doğru olduğu düşünülmektedir.

KTSD androjen seviyesi yüksek olan kadınlarda gözlenir. Bu hastalarda hirşutizm, menstrüel düzensizlik gibi androjen fazlalığının diğer bulguları da izlenir. Androjen fazlalığı hiperandrojenizm olarak tanımlanır. KTDS de aslında hiperandrojenizim tablosudur. Ancak her zaman serum androjen düzeylerinin yükselmesi ile birlikte görülmeyebilir.

KTSD olan kadın hastaların çoğunda klinik ve biyokimyasal olarak androjen fazlalığının bulguları yoktur. Bu kadınlarda saç folliküllerinin normal androjen düzeylerine artmış duyarlılığı bu durumu açıklayabilmektedir. Daha ilginç olanı androjen duyarlılığı veya alfa redüktaz eksikliği olan kişilerde erkek tipi saç dökülmesi izlenmesidir. Bu kadın tipi androgenetik alopesinin androjenlerin yokluğunda bile ortaya çıkabildiğini kanıtlamaktadır.

Kadınlarda hormon bağlayıcı globülin’nin (SHBG) kontrol grubuna göre azalmış düzeyleri pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bu bulgular kanda serbest androjen düzeyleri ve saç dökülmesi şiddeti arasında bir korelasyon olduğunu göstermektedir.

Genetik geçiş ile ilgili yapılan çalışmalarda neden olan genler saptanamamıştır. Erkek tipi saç dökülmesi için spesifik olan genlerden birisi olan x kromozomu üzerindeki androjen reseptör geni EBA2R’nin polimorfizmi erken başlangıçlı kadın hastalarda da gösterilmiştir. KTSD olan kadınların erkek akrabalarında normal popülasyona göre daha fazla androgenetik alopesi bulguları saptanmıştır.


Kadınlarda Androgenetik Alopesi'nin Kliniği

KTSD genellikle yavaş ve ilerleyici bir saç incelmesi şikayeti ile kendini gösterir. Etkilenen alanlar sıklıkla saçın tepe kısmı olan verteks, üst yan kısımları olan parietal ve bazen ön ve yan frontopariteal bölgedir. Erkeklerde görülen ön saç çizgisinin geriye olan kaybı kadınlarda gözlenmez.


Kadınlarda üç değişik saç dökülmesi paterni izlenebilir:

  1. Tepe bölgesinin diffüz incelenmesi, frontal saç çizgisinin korunması (Ludwig tipi). Dökülmenin şiddetine göre Ludwig 1,2,3 olarak
    derecelendirilmektedir.
  2. Saç alın orta çizginin geri çekilmesi ve saçlı derininin ortasının yaygın saç dökülmesi olmadan genişlemesi Olsen tarafından tanımlanmış
    ve “ çam ağacı paterni” olarak adlandırılmıştır.
  3. Saç alın çizgisinde iki taraflı geri çekilme ile birlikte incelme olması. Erkek tipi (Hamilton tipi) saç dökülmesi ile aynı dağılım paternine sahiptir. İncelme saçın tepe kısmında ve alın iki yanında daha belirgindir.

1. paternde yani Ludwig paterninde saç dökülmesi olan kadınlar menopoz sonrası 3. patern yani Hamilton tipi saç dökülmesi gerçekleştirebilmektedir.

BASP sınıflaması saç kaybının paternlerine dayanan bir değerlendirmedir. Temel saç dökülme paternleri, Temel tipler (BA) olarak adlandırılır ve ön saç çizgisinin durumunu göstermektedir. Kişiye özgü saç dökülmesi paterni Spesifik tip (SP) olarak adlandırılır ve saçlı derinin ön ve tepe kısmındaki saç yoğunluğunu simgelemektedir.

Temel tipler (BA) dört tanedir; L; M; C ve U. Ön-yan saç çizgisi -frontotemporal saç çizgisinin gerileme şekline ve düzeyine göre tanımlanır.

Spesifik tipler(SP) dökülmenin yoğun olduğu alana göre saçın ön-F ve saçın tepe-V bölgelerindeki saç azalma düzeyine göre derecelendirilmektedir.

Sonra her iki tipin kombinasyonu olan bir sonuç elde edilmektedir. Saç kaybının gerçek oranını ve dağılımını değerlendirmede daha yararlı bir kombinasyon olacağı vurgulanmıştır.


Kadınlarda Androgenetik Alopesi'ni Tanısı

Temel tanı klinik muayene ile konulmaktadır.

Dermoskopi son yıllarda saç hastalıklarında tanısal yöntemler asında yerini almıştır ve erken KTSD’yi tanımakta ve ayırıcı tanısını yapmakta yardımcı olmaktadır. Buna trikoskopi denilmektedir. KTSD kronik telojen effluviumdan trikoskopi kriterlerine göre ayrılabilmektedir. Örneğin saçlı deri ön kısmında 4 farklı alanda 4 den fazla sarı nokta oluşu, saçın ön kısmında saç kalınlığının enseye göre oldukça düşük olması, saçın ön kısmında incelme alnaında 30 mşkrondan ince % 10 dan fazla saç varlığı, folliküler ünitlerde tek saçlı ünitlerin artışı, vellus saçların varlığı, saçlı deride saç follikülleriçevresinde renk dağişikliklerinin varlığı gibi...

Diğer saç dökülme nedenleri ile ayırımın yapılması önemlidir. Özellikle akut ve kronik telojen effluviumdan ayırt edilmesi gerekir.

Hastalarda TSH, T4, hemogram, vitamin D ve ferritin düzeylerinin incelenmesi özellikle önemlidir.

KTSD olan kadınların çoğunda androjen fazlalığının klinik ve biyokimyasal bulguları yoktur ama hirşutizm, orta/şiddetli düzeyde akne, akantozis nigrikans, düzensiz menstrüasyon, galaktore gibi hiperandrojenizm bulguları olan hastaların hormon tetkiklerinin yapılması gerekmektedir. Öncelikle Serbest ve/veya total testosteron ve DHEA-s düzeyleri istenmelidir.

Testosteron yüksekliği varsa prolaktin de istenmelidir.

Testosteron veya DHEA-s yüksekliğinde konjenital adrenal hiperplazi için tarama uygun olur.

SHBG düzeyleri de yol gösterici olabilmektedir.

Yapılan çeşitli araştırmalarda KTSD olan kadınlarda normal kadınlara göre bozulmuş glükoz toleransı, insülin ve c-peptid düzeyleri, insülin direnci, aterom plakları saptanmıştır. Erken başlangıçlı KTSD’de bile hastaların koroner arter hastalığı ve insülin direnci riskleri açısından araştırılması gerektiği bildirilmektedir.


Kadınlarda Androgenetik Alopesi'nin Tedavisi

İlaç tedavileri androjen-bağımlı ve androjen-bağımsız etki mekanizmalılar olarak ayrılabilirler.


Androjen-Bağımsız Tedaviler

Minoksidil

Günümüzde tek onaylı androjen bağımsız tedavi minoksidil topikal solüsyonudur. Saç yaşam döngüsünü etkileyerek telojen dönemin erken sonlanmasını ve anajen fazın uzamasını sağladığı düşünülmektedir. Potasyum kanal açıcı etkisi vardır ve etki mekanizması halen çok net değildir. Saç follikül etrafında yeni damar gelişimini ve saçların büyüme faktörlerini ( vasküler endoteliyal ve hepatositik büyüme faktörlerini) arttırarak uyardıkları saptanmıştır. Saç sayısını ve ağırlığını arttırıcı özellikleri vardır. Sadece %2’lik formunun KTSD’de onayı vardır. %5’lik solüsyon etkin ancak lokal ve yüzde tüylenme artışı gibi yan etkiler gözlenmiştir.

Minoksidil %2 günde iki kez 1 ml uygulanır. Etkisinin değerlendirilmesi için en az 12 ay kullanılmalıdır. Etkinlik sağlandıktan sonra kesmeden devam edilmelidir. Kesildikten sonra telojen effluviumun yani dökülmenin tetiklenebileceği bilinmelidir. Yine tedavinin ilk aylarında dökülmede geçici bir artış olabilmektedir. Yan etkileri sıklıkla içeriğindeki propilen glikola karşı alerjik ve kontakt dermatit gelişimdir.

%5’lik köpük formu bu içeriğe sahip olmadığı için daha az yan etki görülme olasılığı vardır.

KTSD de minoksidil ile birlikte 0.025% retinoik asit ve 0.05% betamethasone dipropionate kullanımının daha etkili olduğu gösterilmiştir. Aşağıdaki resimde Bu kombinasyonun sadece akşamları 10 ay kullanımı sonrası görülmektedir.


Androjen-Bağımlı Tedaviler

Siproteron asetat

Siproteron asetat zayıf progesteron aktivitesi olan antiandrojen ve antigonadotropik özellikleri olan sentetik bir steroiddir. Androjen reseptör bağlayıcı olarak dihidrotestosteron ile yarışır.

KTSD’de etkinliği konusunda çelişkili sonuçlar olsa da hiperandrojenizm ve yüksek ferritin düzeyli kadınlarda başarılıdır.

Yan etkiler kilo alma, menstrüel düzensizlikler, libido azalması, meme hassasiyetidir. Gebelikte kesinlikle kullanılmaz.


Spironolakton

KTSD ve hirşutizm tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yarışmacı olarak androjen reseptörlerini bloke ederek, aynı zamanda overlerden androjen üretimini de inhibe ederek bir androjen antagonisti olarak davranır.

100-200mg/günlük dozlarda kullanılır. Aldosteron antagonisti olarak da görev yaptığı için postural hipotansiyon, elektrolit bozuklukları gibi diğer antiandrojenlerden farklı yan etkilere de sahiptir. Menstrüel bozukluklar, halsizlik, ürtiker, meme hassasiyeti ve hematolojik bozukluklar diğer olası yan etkileridir. Tedavinin ilk birkaç ayında düzenli kan basıncı ve elektrolit düzeylerinin izlemi önerilir. Böbrek hastalığı olan kişilerde çok daha dikkatli kullanılmalıdır.


Finasterid

Finasterid tip 2 α-redüktaz enzim inhibitörüdür, testosteronun dihidrotestorona dönüşümünü engeller. Erkek tipi saç dökülmesinde 1mg/gün lük dozlarda saç kaybını azaltır ve saç büyümesini stimüle eder.

Menopozal kadınlarda 2,5-5 mg/gün dozda drospirenon ve etinil estradiol içeren bir doğum kontrol hapı ile etkinliği gösterilmiştir.

Gebelikte kullanılmaz.

Testosteronun östradiole dönüşümüne bağlı östrojen düzeylerinde hafif bir artış olabilir, bu nedenle kişisel ya da ailesel meme kanseri öyküsü bulunanlarda önerilmemektedir.


Dutasterid

Tip 1 ve 2, 5 α-redüktaz enzim inhibitörüdür. 2002 yılında erkeklerde bening prostat büyümesinde 0.5 mg/gün kullanımı onayı almıştır. Finasterid ile karşılaştırıldığında tip 2 5 alfa redüktaz enzimi üzerinde 3 kat tip 1 enzimi üzerinde 100 kat etkisinin olduğu bilinmektedir. Testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü inhibe eder. 0,25 mg/gün dutasterid ile etkin sonuçlar gözlenmiştir. 0,5 mg/gün dutasterid ve ve 2,5 mg/gün finasterid kombinasyonu önerilmektedir.

Dutasteridin saçın tepe kısmına mezoterapi ile biotin, piridoksin, D-panthenol kombinasyonunda oluşan karışım uygulanabilmektedir.


Flutamid

Flutamid androjenlerin reseptör bağlantılarını inhibe eden nonsteroidal selektif bir antiandrojendir. Yapılan çalışmalarda 250 mg/gün dozda kadın tipi saç dökülmesinde etkinliği vurgulanmaktadır. Tek kısıtlayıcı yönü doz bağımlı olarak karaciğer toksik etkisinin varlığıdır. Bu nedenle karaciğer fonksiyonlarını dikkatle izlenmesi gerekmektedir.


Diğer Tedavi Seçenekleri

Prostaglandin analogları

Latanoprost, travoprost, ve bimatoprost gibi prostaglandin analogları glokom ve oküler hipertansiyon tedavisinde gözde kullanılmaktadır. Bu tedaviler sırasında kirpik büyümesini hızlandırdığı gözlenmiştir. Bimatoprost kirpik hipotrikozu için tek FDA onaylı medikasyondur. Sadece erkek tipi androgenetik alopeside sınırlı hasta sayısı ile çalışmalar vardır.


Ketokonazol

Ketakonazol içeren şampuanların erkek tipi saç dökülmesinde saç yoğunluğunu ve anagen folliküllerin büyüklüğünü ve oranını arttırdığı yolundaki çalışmalar ve ketokonazolün sistemik antiandrojen etkisi KTSD’de etkin olabileceği düşüncesini doğurmuştur ama bu yönde yapılmış kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır.


Düşük-Düzey ışık tedavisi

Işınımdaki fotonların saç foliküllerinde mitokondrilerdeki sitokrom oksidaz üzerinde adenozin trifosfat üretimini regüle edip saçın anajen faza geçişini stimüle ettiğine, saç foliküllerini aktive ettiği ve kıl folliküllerindeki kan akımını arttırdığına dair görüşler vardır.

Bu amaçla 630-680 nm dalga boyunda ışık yayan diodlar içeren sistemler geliştirilmiştir. Bunlar şapka yada tarak olarak uygulanmaktadır. Bunlarda haftada birkaç kez 10-1 5 dakika uygulanmaktadır.

Bildirilen yan etkiler saçlı deri tahrişi ve kızarıklıktır. Medikal veya cerrahi tedaviye destek olarak ya da tedaviye direnç gösteren hastalar için ideal bir alternatif olabilir.


yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency