Vücut dokularının hasarlanması ve iyileşme sürecinde bu hasarlı alanın yerine düzensiz fibröz bağ dokusunun geçmesine skar-nedbe-iz denilmektedir.

Doku bütünlüğünü bozan yanık, travma, cerrahi girişimler, küpe yada piercing uygulaması, donmalar, dövme yapılması, jilet -falçata-cam kesileri, aşılar, böcek ısırıkları, sivilce, çiçek hastalıkları sonrası yatkınlığı olan kişilerde beklenenden çok büyük hatta patolojik sayılabilecek skar gelişebilmektedir. Yüz ve vücutta istenmeyen bu kalıcı skar gelişimi kişi için estetik probleme dönmekte.

Skarlar estetik ve dermatoloji uzmanlarının en sık karşılaştıkları problemlerdir.

Yapılan araştırmalar skarların kişileri psikolojik olarakta önemli derecede etkilediğini; mutsuzluk, stres, kendine güvensizlik, sosyal ilişki kuramama, akademik performansın azalması gibi psikolojik sorunlara yol açtığı gösterilmiştir. Uygulanan tedavi çeşitliliği ve yeni gelişmelere açık olması ideal tedavi yöntemlerinin daha iyi anlaşılmasını hasta açısından güçleştirmektedir.

Skarı klinik olarak tanımlaken çevresindeki deri ile yaptığı kontrasta bakıyoruz.

Skarda Renk Değişimi

Skar dokusu normal çevre dokularla aynı renkte olabilir.

Skar dokusu çevre dokulara göre daha kırmızı renkte olabilir. Bu skar dokusunda inflamasyonun devam ettiği anlamına gelebildiği gibi genişlemiş damarların kalıcı varlığını da göstermektedir. Damarsal yapıların yoğunluğuna göre açık kırmızıdan koyu kırmızıya kadar renk değişmektedir. Bu kırmızılık zamanla azalmakta hata kaybolmaktadır.

Skar dokusu çevre dokulara göre daha koyu olabilir. Bu koyuluk izlerin olduğu alanda melanin yada hemosiderin birikimine bağlıdır. Koyu tenlilerde daha sık gözlenmektedir.

Skar dokusu çevre dokulara göre daha açık renkte olabilir.

Skar dokusunun yapısında değişimler

Atrofik skar

Atrofik yani normal deri düzleminde çökmeler yaparak kendini gösteren skarlar. Burada atrofi yaranın klinik şiddetine göre yüzeysel yada derin olmaktadır.

Hipertrofik skar

Hipertrofik yani deriden kabarmalar yaparak kendini gösteren skarlar. Bunlar istenmeyecek kadar büyük ve kötü görünebilir ancak yara alanı içerisinde sınırlı kalmıştır ve zamanla küçülebilmektedir. Hipertrofik skar; travma ve doku hasarından sonra 4 hafta içerisinde ortaya çıkmaktadır.

Keloid

Keloid yani deriden kabarık ancak yara sınırlarını taşan skarlar; bunlar zamanla büyüyebilmektedir. Bazen 1 yıl sonrada gelişebilmektedir. Kelodiler daha sıklıkla omuz ve gövdede gözlenmektedir. Ancak bunun dışında vücudun her yerinde gözlenebilmektedir.

 

Distrofik skarlar

Görsel olarak Hipertrofik skar ve keloidlere benzemektedir. Ancak ek olarak skar alanında sert bantlar, doku köprüleri, ve deri altı kanallar görülmektedir.


Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency