Kişinin vücudunun dokularına bilinçli olmadan, tekralayan, ölümcül-yaşamı tehdit etmeyen zarar verme davranışı "Kasıtlı Kendine Zarar Verme-KZK"-"Deliberate Self Harm Behavior" olarak tanımlanmakta.

Bazı durumlarda kültürel olarak onaylanmış, tedavi edici(hacamat gibi), inanç-dini ritüeller ve skar dövme amaçlı deri bütünlüğünün bozulduğunu görmekteyiz. Bunların KZK lardan ayrılması gerekmekte. 

Son yıllarda daha sık karşılaştığımız bu problem, özellikle ergenlik döneminde ve sıklıkla kadınlarda, kişi ve toplum yönü ile önemli bir ruh sağlığı problemidir. Genel olarak görülme sıklığı % 1 iken, ergenlik döneminde % 12 lere çıkan oranlardan bahsedilmekte. Sosyal olarak kabul edilmeyen bu davranış ülkemizde 16-20 yaş arasında başlamakta.

Kasıtlı olarak kendine zarar verme davranışı major, stereotipik, kompulsif ve dürtüsel kendine zarar verme şeklinde dört gruba ayırmıştır. Kesici bir cisim ile vücudun bir alanına tekrarlayan yaralar açılması "Dürtüsel kendine zarar verme" gurubuna girmekte. Bu gurupta sinirlilik duygusunun dışa vurulması sonucunda hızlı ve kısa süreli rahatlama sağlayan bu davranışlar gözlenir. Daha detaylı bilgi için...

Kişinin kendi kendini kesici yada delici bir cisim ile yaralaması sonrasında kişiyi ve sosyal çevresini son derece rahatsız eden skar-izler kalır. Bunlar belli belirsiz küçük çizgilerden çok belirgin skarlara kadar değişmekte.

Kendisine bu şekilde zarar veren yada geçmişte vermiş olan insanlar, sosyal olumsuzluk algısı nedeni ile, sahip oldukları bu skarların başkaları tarafından fark edilmesini istemezler. Özellikle boyun, gövde, bilekler, ön kol ve bacaklarda olan yara ve izlerin saklanması oldukça zordur.

Kişiler tarafından izlerin kamufle edilmesi için kalıcı makyaj ürünleri, sargılar, aksesuarlar ve daha kapatıcı giyilerin tercih edildiğini görmekteyiz. 

Geçici yada kalıcı dövmeler bu izlerin kapatılmasında kullanılabilmekte.

Son yıllarda psikologlarında önerdikleri bir kamuflaj yöntem görmekteyiz. Kişi izlerin olduğu alana geçici boya kalemleri ile grafikler, motifler ve şekiller çizmesi istenmeye. Bunun izlerin kapatılmasını sağladığı  hemde kişinin kendisine zarar verme eyleminin tekrarını azalttığı gösterilmiştir.

Hepimizin vücudunda mutlaka akne, su çiçeği, travma, kaza, ameliyat, yanık, kesi kaynaklı bir izi vardır. Bu tüm izlere dönük olarak geniş ölçekli yapılan yaşam mutluluk indeks çalışmalarında en olumsuz sonuçlar KZK kaynaklı izler çıkmakta. 

KZK Sonrası Skarlarda Yaklaşım 

Bu problemlerde ilk doğru yaklaşım hastanın psikiyatri-psikolog uzmanları tarafından destek almalarının sağlanmasıdır.

Yara yeni ise iyileşme sürecinin ve skar olgunlaşma ilk aşamalarının geçmesi için mutlaka beklenilmesi gerekmektedir. Bu dönemde yara bakım protokollerinin yapılması, skar olgunlaşma sürecinde ise skar önleyici kremler yada silikon içeriklerinin kullanımı önerilmektedir. 

Skarın olgunlaşma süreci sonunda hasar alanında düz, doğrusal, sıklıkla çoklu, biribirine paralel ve nadiren birbirini çaprazlayan skarlar ile karşı karşıya kalmaktayız.

Bu skarlar ince çizgilerden, deriden çökmeler oluşturan atrofik skarlara, derin kabarıklık oluşturan hipertrofik skarlara bazende keloidal yapılara kadar değişkenlik göstermekte.

Renkleri deri renginde, beyaz yada pembe olabilmekte. Bu skarlar kişiye kaşıntı, yanma ve ağrı gibi belirtiler verebilmekte.

Skarları sıklıkla ön kolda(baskın olmayan ön kolun veya el bileğinin iç kısmında) görmekteyiz.

Bu tür yara izlerinin tedavisi için çok çeşitli seçenekler görmekteyiz. Bunlar;

  • sadece klinik şikayetleri azaltmaya dönük-semptomatik olarak
  • skarların estetik olumsuzluklarının giderilmesine dönük olarak yapılmaktadır.

KZK sonrası skarların tedevisi hastanın karmaşık psikolojik yapısı nedeniyle çok dikati ve hasta ile birlikte verilmelidir. Hasta ile bu yaraların psikolojik ve sosyolojik yönleri tartışılmalı, hasta yakınlarının skarları nasıl aldıkları üzerine görüşmeler yapılmalıdır. Hastanın bu aşamada alması gerek iyi bir psikolojik destek, skarların kişi üzerinde yarattığı damgalanma ve sosyal çevrenin aşağılama duyularının azaltılmasında yardımcı olmaktadır. Bu skarların bir sembolden çok kişinin bir yardım çığlığı olduğu unutulmamalıdır.

Skarlar Tedavi Edilmeli mi ?; KZK lı hastalarda bu skarlar için yapılan cerrahi müdahalelerin hastanın yapamadığı kendi kendini yaralama modeli haline gelebileceği ve potansiyel olarak medikolegal bir davranışa dönüşebileceği idea edilmekte. Hasta bu skarların sosyaojik ve psikoojik olarak üstesinden gelemeyebilir ve kendilerine yeniden zarar vermek istemezken önceki psikolojk travma ve mağduriyetlerini cerrahi bir tedavi ile ilişkilendirebilirler. Bu nedenle tedaviye başlama öncesi hastanın bu tür bir psikolojik bakışının olup olmadığı destek aldığı uzman psikiyatrist tarafından değerlendirilmelidir. Bu konuda profesyonel destek almadan, psikolojik travma ve sonuçlarının üstesinden gelemeyen hastaların bu problemleri ile sembolik olarak yaratttıları kendine zarar vermeyi bu izlerden kurtulma için yapılacak cerrahş uygulamlara yönlendirebilir. Böyle bir durumda biz doktorlar hastanın skarlarını tedavi etmekten daha çok hastanın kendini yaralama davranışının tıbbi-yasal bir parçası haline gelebiliriz.

KZK sonrası skarları olan hastalarımız sıklıkla iş, sosyal, arkadaş hatta evlilik gibi sosyal hayatlarında karşılaşabilecekleri eleştirler nedeni ile bu skarlardan kurtulmak istemekteler.

Bu hastalarda tedaviye başlama kararında Hastanın başlanan tedaviyi olumsuz yönde etkilememesi, sonuçları bozmaması ve yeni skar oluşturmaması gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki yara izlerinin güvenli ve başarılı bir şekilde tedavi edilmesinin önündeki engellerden biri, başlangıçta ve tekrarlanan kendine zarar vermeye yol açan altta yatan psikolojik problemlerdir. Tedaviden önce hastanın bunların üstesinden gelmiş olması ve yeni KZK ların son 6 ayda olmaması gerekmektedir. Psikolojik çalışamalarda kendi kendini yaralayanların "tamamen iyileşme" korkusu yaşayabileceği öne sürülmekte. Bu nedenle birçok hasta iyileşmiş skararı yeniden yara haline getirebilir veya sürekli olarak yeni yaralar oluşturabilir.  

Hastalarda KZK izleri kişilerin psikolojik yapıları ve sosyolojik ilişkileri üzerinde 5 ana alanda etki göstermektedir. Bunlar; skarların doğasından ve görünebilirliğinden kaynaklanan fiziksel rahatsızlıklık, vücudunun kendine ve başkalarına kabul edilebilirliği, sosyal ilişkiler, sorunlarla başa çıkma yöntemleri ve kendilerne olan güvenleri, duygusal huzurları.Bu hastalarda bu izlerin hem içinde bulundukları toplum tarafından nasıl algılandıkları hem de kendilerinin nasıl algıladıkları( fiziksel ve duygusal olarak damgalanma, utanç, suçluluk ve öfke gibi) çok iyi açıklanmalıdır.

Hastaların yara izlerinin nedeni hakkında doğru bilgi vermemesi nüksetme riski altında olabieceği yada bu izlerin zayıf iyileşmesi anlamın gelebilir. Bu nedenle tedavilere başlamdan önce bazı kriterler aranabilir; yeniden yaralanma ve yeni skar oluşmaması, hastanın bu skarları kabulü ve nasıl oluştukları ile ilgili sorumluluk alması ve bunlardan kurtulma isteği konusunda kararlı olması ve dile getirmesi ve pskikolojik destek alması gibi.

Yukardaki bazı olumsuzluklarar rağmen KZK lı ize tedavisine başlayan hastaların % 61 inde tedaviden sonra kendine zarar vermedikleri gözlenmiştir. Bu izlerin görünebilirliğinin azaltılması ile hastalarda sosyal çevrelerinin bunları kabul edilebilirliklerinin arttığı, hastaların psikolojisini, kendilerine öz güvenlerini arttırdığı gözlemlenmiştir. Bu tedaviler ile hastaların benlik algı ve saygılarının arttığı, sosyal ve iş yaşamlarında daha aktif ve üretken rol alabildikleri gösterilmiştir.

Tedavi hedeflerinin belirlenmesi diğer estetik uygulamalara göre bu hastalarda biraz daha zordur. Bu hastaların beklentileri, bireysel algılar ve istekleri, sosyal kabul edilebilirliği ve bu izleri taşımanın olası kişisel sonuçları nedeniyle daha zor olabilmektedir.

Bu skarların tedavisi için başvuruda bulunan ilk olarak hasta ile birlikte yapılabilecek ve elde edilebilecek tedavi hedeflerinin belirlenmesi son derece önemlidir. Burada hastanın beklentileri, skarlarda bireysel algıları ve skarları sosyal, iş, aile ve yakın arkadaş çevresinin nasıl kabul ettikleri iyi sorgulanmaldıır. Hasta ile bu izleri taşımanın olası kişisel sonuçları iyi tartışılmaldır.

Öncelikle bu skarlarda yapılabilecek yöntem ne olursa olsun objektif olarak iyileşmenin % 100 olamayacağı hasta ile paylaşılmalıdır. Yapılacak tedaviler skarın görünümünü azaltmakta, değiştirmekte, kişisel ve sosyolojk algısını değiştirmekte.

  • KZK sonrası gelişen skarlarda tedavi seçiminde skarın tanımlanan doğasına, yüzey alanına, skarların anatomik yerleşimine bağlı olarak olarak karar verilmekte.
  • Hastalar ile öncelikle izlerin nasıl ve ne ile geliştiği tartışılmalıdır. bazen kelem gib bir kesici cisim kullanıldığında izlerde karbondan kaynanlanan tatoolar oluşabilmekte.
  • Her hasta ile diğer vücut yaralarının geçmişini kapsayan derinlemesine bir görüşme yapılmalı.
  • Uzmanlık alanımız olmamakla birlikte psikolojik durum ve izlerin oluşma nedenleri irdelenmelidir. İzlerin en son ne zaman oluştuğu, mevcut pskolijik  durumu, daha önce alınan tedaviler ve psikiyatri destekleri sorgulanmaldır.
  • KZK sonrası skarlarda yapılması gereken tüm tedavi seçenekleri hasta ile detaylı olarak tartışılmalıdır. Hiç tedavi yapılmamasından, kamuflajlar, dövme uygulamları, cerrahi ve lazer tedavilerine kadar. Tedaviler sonrasında hasta beklentileri çok net anlaşılmalıdır. Hastaya elde edilecek klinik ve estetik sonuçlar çok iyi anlatılmalıdır.
  • Hasta ile yapılacak ön görüşmede yapılan tüm  tedavilerde asıl yapılmaya çalışılanın skarı tamamen geçirmesi değil, tüm uygulamaların skarın görünümün hafifletilmesi yada skarın fiziksel görünümünün değiştirilmesi, farklı görünmesinin sağlanması olduğu anlatılmalıdır. Özetle KZK sonrası kalan skarın daha kabul edilebilir görünümü sahip başka bir skar ile yer değiştirmesi ...
  • Bu görüşme sonrası hastaya tedavileri değerlendirmesi içn ideal bir sür verilmeldir(2-6 hafta gibi).
  • Hastaya uygulanacak tedevilerde kullanılacak genel ve lokal anestezilerin riskleri, olası enfeksiyon riskleri, cerrahi uygulamlarda deri gereftlerin tutumama riskleri, greftleme ve cerrahi sonrası bu alanda duyu kayıpları yada değişimleri, deride pigmentasyon değişimleri, greftlerin alındığı donor alanda ortaya çıkabilecek tedavi skarları anlatılmalıdır.
  • Skaların vücuttaki tüm lokasyonları, skarların fiziksel özellikleri detaylı olarak not alaınmalıdır. Hasta izni alınan fotoğraflama ile tüm skar bilgileri arşivlenmeli, skarlaın tipleri belirlenmeli(linear, atrofik, hipertrofik yada kelodal olmak üzere) hatta tüm skarlarda "özel skar skorlamalarının" yapılaması gerekmektedir.
  • Her iki kolunda bu tür skarları olan hastalarda öncelikle tek kolda başlanarak tedavi sonuçlarının hastaya gösterilmesi ve kabul edilebiriiği sağlandıktan sonra diğer skar alanlarına geçilmesi gerekmektedir.

KZK Kesiler Sonrasında Gelişen Skarlarda tedaviler 

Tedavilerin estetik sonuçlarına bize göre en azdan en iyiye doğru sıralanmıştır.  

Skarın Cerrahi Revizyonu

Skarların Z- ve/veya W-plasti ile cerrahi revizyonu 

KZK sonrası az sayıda skar var ise bu skar dokusu cerrahi olarak eliptik fromda çıkarılmakta, Z yada W şeklinde ekli yada çok sayıda düzensiz kenar kesileri uygulanarak cerrahi dikişleri ile alan kapatılmakta. Bu skarlarda sıklıkla Z-plasti kullanımakta. Z-plastide skar eliptik çıkaruldıktan sonra cerrahi kesinin iki yakasında Z şeklinde bir yada dah afazla sayıda kesiler yapılarak çift transpozisyon flepleri oluşturulmakta, gevşemiş cilt gerilim hatlarına göre cerrahi dikişler ile alan kapatılmakta.

Bununla birlikte, Z-plasti sonrası yeni skarlar genellikle orjinalinden daha uzundur ve kaçınılmaz olarak ek yeni skar çizgileri oluşturulur.  KZK sakralrı birkaç tane olduğunda düşünelebilir ancak çok sayıda skarda doğru bir tercih değildir. .

Sakar alanında tam kalınlıkta deri greftleri uygulanması

KZK sonrası skar deri alanı üzerin uygulam alanı işaretlenrek alan ölçümü yapılmakta. Sterilizasyon ve anestezi uygulanaraki işaretli alan tam kalınlıkta geniş bir deri dokusu(epidermis-dermis hatta deri altı yağ dokusuna kadar) cerrahi olarak çıkarılmakta. Bu alanda kanama kontrolü sağlanmakta.Bu alandaki dermal kayıp için; Alloderm(insan kadvarsaından elde edilen dermal doku, allogreft) , Stratica(domuz yada sığırdan ele edilen dermis, xenogrfet) Integra(sentetik dermal doku) kullanılmakta. Uygun ölçülerde bu dermal doku bu alana tek kat olacak şekilde yerleştirilir ve emilebilir cerrahi iplikler ile alan sabitlenir. Bu arada hastanın kol iç kısmsı yada uyluğunda aynı ölçülerde özel dermatomlar ile kısmi kalınlıkta deri grefti alınarak bu alan cerrahi iplikler ile sabitlenir. Uygulama alanına negatif basınçlı kapalı pansuman-NPWT uygulanır. Bu pansuman 7 gün boyunca −80 mm Hg kalacak şekilde uygulanır. Her hafta yara alanı kontrol edilerek NPWT değiştirilir. NPWT maksimum 2 hafta uygulanır. Sonra gümüş içeren pansumanlara geçilmekte. Doku iyileşmesi olduğunda slikon örtüler ve giysilererin 3 ay kullanımı istenmekte. 

Bu uygulam sonrası estetik sonuçlar çok iyi değil Aslında daha geniş bir skar dokusu yaratılmakta( Kısmi kalınlıkta deri greftinin alındığı donor alanda ve skarların olduğu alanda). Sadece KZK sonrası skarların görsel algısı değişmekte. Kesi izleri gibi değil bir kaza yada bir yanık alanı gibi durmakta. 

 

Skar Alanına CO2 lazer resurfacing ve kısmi kalınlıkta deri grefti uygulaması

İlk olarak KZK skar alanı klinik olarak değerlendirilir. Sterilizasyon ve anestezi altında skar alanına CO2 lazer ile klasik resurfacing uygulanır. Uygulam sonrası lazer uygulanan alan silinerek doku uzaklaştırılır-debridman. Böylece deride dermal dokulara kontrollü derinlikte ulaşulmış olunmakta. CO2 lazer ile skarlar üzerine çevre dokular ile aynı yüksekliğe gelene kadar ablazyon-tıraşlama uygulanır(doku yakımı ile buharlaştırılması).  Hipertroifk yada kelodal olanlara lezyon içerisine gerekir ise kortizon(triamcinolone acetonide) enjekte edilir. Bu sırada bu aanın kapatılabilmesi için sterilizasyon ve anestezi altında uyukt alanından 0.2 -0.3 mm kısmi kalınlıkta deri grefti-STSG bir dermatomla alınmakta. Bu greft skar alanına cerrahi iplik, stapler yada micropore ile sabitlenir. En son her iki alan SF ile nemlendirilmiş antibiyotikli pomad içeren steril örtüler ile kapatılır. Skar alanı mümkün ise atellenir ve 5 gün hareketsiz kalması sağlanır. 15 gün boyunca 3 günde bir pansuman değiştirilir. Sonrasında 3 ay silikon jeller, plaklar ile elastik bandaj uygulanır. Güneş ve travmalara karşı 6 ay dikkatli olunması istenir. 

Bu yöntem sonrasında sonuçlar yukarda tanımlanan cerrahi yöntemelere göre daha iyi olmakla birlikte, genel estetik açısından maalesef yeterli değil. Sadece izlerin sosyal algısı değişmekte. Kesi izi gibi değil bir yaralanma veya yanık izi gibi durmakta. 

Skar alanında kısmı derinlikte deri grefti alınması ve 90 derece çevrilerek tekrar aynı alana yerleştirilmesi 

Bu cerrahi yöntemin mantığı;

  • skar alanındaki dokunun dokusunun kısmi kalınlıkta deri grefti-STSG olarak çıkarılması
  • bu deri greftinde yer alan skarların cerrahi olarak çıkarıması
  • Greftin 90 derece çevrilerek tekrar aynı alan konulmasıdır.  

Deride neden ne olursa olsun hasarlanma yüzeysel papiiler dermis seviyesinde ise iyileşme hızlı ve skar olmaksızın gelişmekte. Hasar derinleştikçe (220–250 μm dan daha derinde olduğunda) iyileşme yavaş ve skar ile sonuçlanmakta. Bu mantık kullanılmakta. 

KZK skar alanı işaretlenir. Sterilizasyon ve lokal anestezi sağlanır. Steril koşullarda dermatome ile 250 μm kalınlığında kısmi kalınlıkta deri grefti işaretli alandan alınır. Bu greft üzerindeki skarlar cerrahi bıçak yada makas ile çıkarılır. Greft 90 derece çevrilerek orjinal alana tekrar konularak kesilen skar alanı ve greft çevre deri dokusuna cerrahi dikişler ile sabitlenir. Greft içerisinde skar dokusu çıkarıldığı ve greft alana kenarlardan sabitlendiği için tam alan kapatılamayabilir. Bu açk alan için bu alana 250 μm kalınlıkta alınan STSG 500 μm daha küçük paraçalara parçalanır. Bu işlem sırasında deri kıyma gibi kesildiği için "minced greft" olarak tanımlanmakta. Böylece adeta çamura benzer deri greft parçaları bu açkta kalan alanlar üzerine homojen olarak yayılır. Greftleme yapılan alan sterik SF ve antibiyotik içerin steril örtüler ile hafif basnç altında kapatılır. 2 hafta boyunca 2 günde bir pansuman tekrarlanır. 

Bu yöntemde elde edilen estetik sonuçlar yukarda tanımlanan yöntemlere göre daha kabul edilebilir ölçüde. Çok sayıda ve geniş skar alanlarında bu yöntemi tercih ediyoruz. 

 

 

KZK Skarlarında Lazer Tedavileri

Merkaz olarak KZK kaynaklı skarlarda aşağıda tanımlanacak 2 yöntemi daha fazla tercih ederek kullanmaktayız. 

Son yıllarda yanık sonrası skarlarda tedavi ve estetik amaçlı CO2 lazer ile özel teknik kullanılmakta. Bu yöntem deride iğne deliği şeklinde holer açması nedeni ile  "pinhole" yöntemi olarak tanımlanmıştır. Başarılı klinik sonuçları ile KZK skarlarında kullanmaya başladık. 

CO2 lazer bu yöntem ile epidermis ve derin dermise kadar uzanan ısı kaynaklı ablazyon holleri oluşturmakta. Bu uygulama sonrası hasarlanan derinin onarımı, kolajen gibi destek dokuların artışı, dermisin kalınlaşması ve skarın klinik ve esteik olarak düzelmesi anlamına gelmekte. 

Bu yöntemde skar alanına lokal anestezi(krem yada enjeksyon şeklinde) yapılır. CO2 lazer skar boyunca 1-3 mm aralıklar ile holler oluşturacak şekilde uygulanır. 4-8 hafta aralıklar ile seanslar uygulanır. 

Bu yönem KZK kaynaklı skarlarda klinik görünüm ve stetik sonuçları en yi olan yöntemlerden birisi. 

 Epidermis-Dermal Greftler

KZK sonrası gelişen skarların genellikle düz, çoklu, doğrusal ve belli bir anatomik alanda dağınık olduğu gözlenmekte. Bunlarda yukarda tanımlanmaya çalışılan cerrahi yöntemler zor uygulanabilmekte ve estetik sonuçları çokda yeterli olmamakta.

Bu skarlarda hastalar açısından en büyük estetik algı bunların hipopigmente-beyaz renkleridir. Özellikle yazın güneş-bronzlaşma sonrası skarın bu olumsuzluğu daha açık bir beyaz renkte görünmesine neden olmakta. 

yanık sonrası skarlarda ve stabil vitligo gibi hastalıklarda kullandığımız epidermal ve mikrodermal greflerin bu skarlarda kullanılmı düşünülmüş ve estetik sonuçları ile son yıllarda en çok tercih edilen yöntemler olmuştur. Mikrodermal greftleme ile bu skarlarda dermal ve melanositlerin transferi-yenilenmesi sağlanmakta buda skarın deri seviyesine yükselmesini ve repigmentasyonunu sağlayarak görsel görünümü oldukça düzeltmekte. Pigmentasyon için tıbbi dövme-tatoo düşünülebilir. Ancak medikal dövme ile skarda rengin tam olarak çevre deri ile eşleşecek şekilde yeniden oluşturulabilmesi dolukça zordur. 

Epidermal-Dermal mikrogreftleme için donor alan olarak sıklıkla kulak arkası yada kalça bölgesi tercih edilmekte. Dermal greftleme yapılacak alan geniş ise sıklıkla kalça donor alan olarak kullanılmakta.

Donor alanın sterlizasyon ve lokal anestezisi sağlanmakta. Kulak arkasından eliptik cerrahi kesi ile deri alınarak cerrahi dikişler ile kapatılmakta.

Steril koşullarda bu eliptik deri dokusundan mikrogrefter elde edilmekte;

  • dokunun altındaki yağ dokusu temizlenir
  • 1-2 genişliğinde şeritlere kesilir 
  • şeritlerde dermal-epidermal ayrım yapılır.
  • epidermal şeritler 1-2 mm lik kare greftlere kesilerek trensfer için hazırlanır.

Kesi skar alanına sterilizasyon ve lokal anestezi uygulanır. 18 G iğne ile deride 30 derecelik açı ile 1-2 mm aralıklar ile holler açılmakta. Bu hollere yukarda hazırlanan greftler yerleştirilmekte.

Son olarak kulak arkası ve kesi izlerinin olduğu alan antibiyotik + SF içeren steril örtlüler ile kapatılır. Günde 1 defa 1 hafta bu pansuman tekrarlanır.

Sonrasında bazı hastalarda Excimer lazer yada Excilete 308 nm dar bant UVB uygulanabilmekte. 

KZK skarlarında klinik sonuçları ve estetik sonuçları oldukça yüksektir. Aşağıda kol iç kısmına 4-6 hafta ara ile 2 seans epidermal greft yapılan hastanın kesi izlerinin sonuçları göünmekte. Resimde kırmızı ile işaretli hastanın beni referans alınarak izler karşılaştırıldığında sonuçlar oldukça güzel görünmekte.


yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency