Blefaroplasti göz kapağına uygulanan ve estetik cerrahi girişimdir en sık yapılan yüz gençleştirme işlemidir.

Göz çevresi yaşlanma ve çevresel faktörlerden kaynaklanan olumsuz estetik değişimlerin en erken görüldüğü bölgedir.Orta yaş ve üzerinde, bazen de genç yaşlarda ortaya çıkan alt ve üst göz kapağı estetiği sorunları, kişiyi olduğundan daha yaşlı, yorgun göstermekte, bakışlardaki canlılık ve dinamizmi azaltmaktadır.

CO2 lazer blefaroplasti ve Madonna lift birlikte kullanıldığında estetik sonuçları son derece güzeldir. Madonna Lift göz çevresine yapılan Fraksiyonel CO2 lazer uygulamasıdır. Daha detaylı bilgi için…

Kişinin anatomik göz yapısı, genetik özellikleri ve yaşlanma gibi koşullar ile üst göz kapaklarında kaşında düşmesi ile birlikte cilt yığılmaları, alt göz kapaklarda torbalanmalar başlar. Bunlar kişilerin sürekli yorgun ve uykusuz görünmesine neden olmaktadır.

Ayrıca mimiklerimize ve güneş ışınlarına karşı aşırı duyarlılıkla birlikte gözlerin dış kenarında kaz ayağı adı verilen kırışıklıklar oluşmaktadır.

Gözaltında çökmeler, morluklar gelişebilir. Zamanla gözaltı torbaları ile yanağı ayıran ve “gözyaşı oluğu” adı verilen derin bir hat oluşur.

Üst kapaklardaki deri yığılması hastanın görme alanını etkilemektedir.

Yaşlanma süreci ile birlikte göz çevresinde gelişen olumsuz estetik değişimler

Kaşların düşmesi(Eyebrow Pitosis)

Alında Frontal kasın kasılı durması kaşların düşüklüğünü engellemektedir. Kaşın oması gereken yukarı anatomik yerleşimi üst göz kapaklarınıda desteklemektedir.

Kaşların düşüklüğü yüze kaygılı ve sürekli yorgun bir ifade verirken üst göz kapaklarının daha belirgin torbalanmasına neden olmaktadır. Bu kişiye daha yaşlı bir yüz ifadesi katmaktadır.

Üst göz kapağı katlantı çizgisi normalde göz dış açısında sonlanmaktadır. Bunun dışarıya doğru uzanmasına “Connell Belirtisi ” denilmektedir ve kaş düşmesini göstermektedir.

Kaş dış kenarından parmakla yukarı gerildiğinde bunların hepsi düzelmektedir.

Gözler ve göz kapaklarının yaşlanma süreci belirtileri

Bazı göz çevresi anatomik kusurları, göz altı kemik yapısının yetersizliği, göz üstü dış kısmındaki kemiklerin ve alın kemiklerinin fazla gelişmesi ile daha öne çıkıntılı olmaları gibi. Bunlar göz çevresi yaşlanma belirtilerini daha olumsuz göstermektedir.

Göz çevresi yaşlanma değerlendirilmesinde 3 özelliğe bakılmaktadır.

1. Dermatochalasis; Üst göz kapağında normalden fazla derinin varlığıdır. Orta yaşlılarda gözlenir. Fazla deri gözler kapalı iken ölçülebilir. Blepharochalosis dermatochalosisden farklıdır. Bu göz kapaklarında epizotik ödem ve eritemdir. Genç kadınlarda gözlenir ve erken yaşta göz kapaklarında gevşeklik ve kırışıklığa neden olmaktadır.

2. Göz kapakları derisinin elastikiyeti;  Göz kapağı aşağı çekildiğinde hızla eski haline gelmelidir. Buna Snap testi denilmektedir. Göz çevresi derinin elastikiyetini göstermektedir. Alt göz kapağı aşağı çekildiğinde göz kapağı ile gözün irisinin alt kenarı-limbus arasında 7 m kadar açıklık oluşmalıdır.  Buna  ”Distraction test” denilmektedir.

3. Göz çevresi yağ dokusunun alt ve üstte fıtıklaşması; Bunun için göz kapalı iken göz küresi üzerine basınç uygulanır. Eğer üst ve alt göz kapaklarında bu basınç ile şişmeler gözlenir ise bu yağ dokusunun fıtıklaşmasına buda göz torbalanmalarına ait olabilir.

Göz torbalanmaları “Festoons,cheek bags, malar bags” denilen “Yanak torbalanması” ile karıştırılmamalıdır. Bu göz altlarında olmaktadır ve göz çevresi kasların zayıflaması ile yağ dokusunun alt göz kapaklarının daha altında yanaklara doğru fıtıklaşması yani torbalanması ile ortaya çıkmaktadır.

Üst göz kapağının görmeyi engellemesi(üst göz kapağı perdesi=Upper Eyelid Hooding)

Gözü çevreleyen kasın ve göz septumunun zayıflaması, göz çevresi yağ dokusunun fıtıklaşmadan öne çıkmasına ve yer çekiminin etkisi ile alın derisi ve üst kapağı derisinin aşağı olan hareketine neden olmaktadır. Böylece üst göz kapağı derisi nerede ise görmeyi engelleyecek şekilde göz üstünü örtmektedir. Buna “upper eyelid hooding” denilmektedir. Bu yüzün yan değerlendirilmesinde daha rahat anlaşılabilmektedir.

Göz çevresi kaz ayağı kırışıklıkları(Crow‘s Feet)


Bunlar ince kırışıklıklardır. Alt ve üst göz kapaklarında başlamakta ve göz köşesinde devam etmektedir.  En belirgin oldukları alan göz dış köşesinde yerleşenleridir ve bunlara şekillerinden dolayı kaz ayakları kırışıklıkları denilmektedir. 

Göz köşelerinde gelişen kaz ayakları çizgileri yüzümüzde diğer kırışıklıklar daha erken ortaya çıkmaktadır. Bu alanda derinin ince olması ve deri  altı destek dokularından yağ dokusunun  daha az olması bunun nedenleri arasındadır.

Bu çizgilerin en sık nedenleri arasında gözlerin çok kısılmasıdır. Bu kişinin mimiklerini kullanması ile ilgilidir.

Özellikle uyku sırasında yan ve yüz üstü yatılması bu kırışıklıkları arttırmaktadır.

Güneş bu kırışıklıkların ortaya çıkmasında dış etkenlerin başında gelmektedir.  Güneş ışınlarına karşı gözlerin kısılması temel nedenler arasındadır. Özellikle açı tenlilerde ve açık renkli gözleri olanlarda güneş ışınların karşı duyarlılık daha fazladır. Ayrıca güneşin neden olduğu ışık hasarıda bu kırışıklıklara neden olmaktadır.

Göz dış köşesinin aşağı düşmesi(Lateral Canthal Bowing)


Göz dış köşesinde bulunan ve lateral canthal tendon adını verdiğimiz bağın gevşemesi ile gelişmektedir. Bu gözde dış köşenin daha aşağı rotasyonuna neden olmaktadır. Normalde kadınlarda göz dış köşesi hafif daha yukardadır. Bu nedenle bu açının düşmesi yüze daha yorgun ve yaşlı bir ifade dışında daha erkeksi bir görüntü vermektedir.

Scleral show

Baş doğal pozisyonda gözler karşı bakışta alt göz kapakları gözün irisini alttan hafif örtmektedir. Göz irisi altında sklera-gözün beyazlığı görülmemelidir. Bunun görünür hale gelmesine “Scleral show” denilmektedir. Yaşlanma ile birlikte göz altı destek dokuların azalması ile birlikte alt göz kapağı düşmekte buda skleranın görünür olmasını sağlamaktadır.

Göz Yaşı oluğu(Tear Trough Deformity) gelişimi

Gözü çevreleyen Orbicularis Oculi kası göz altı kemiği hizasında 2 ye ayrılmaktadır. Göz kapağı ve göz alanı kası olarak. Bu ayrıma noktasında Orbital rim ligamenti ismini verdiğimiz bağ bulunmaktadır. Göz yaşı oluğu gözün alt iç kısmından dışarı yanağa doğru orta hatta kadar uzanmaktadır. Bunun bittiği noktada ise Palpebromalar katlantı dışa doğru devam etmektedir. Göz yaşı oluğu buradaki destek dokunun azalarak göz altı kemik dokunun ve buradaki bağın belirgin hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu yaşlanmaya bağlı olarak gelişmektedir. Böylece göz kapakları ile yanaklar arasındaki geçiş keskin sınırlı olmakta ve gözün altında bir oluk oluşmakta.

Yukaroda anlatılan tüm problemlerde belfaroplasti tek başına yada diğer estetik uygulamalar ile birlikte kullanılabilmektedir.

Göz kapağı lazer cerrahisi uygulamasının yaşlanma sürecini durdurmayacağı unutulmamalıdır. Ancak bu uygulama erkek ve kadında göz kapağı çevresinde estetik olarak genç, canlı ve dinlenmiş bir görünüm kazandırmaktadır.

Uygulamanın yapılabilmesi için kesin bir yaş sınırlması söz konusu değildir. Çünkü göz çevresi estetik problemler 20-30 lu yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Göz kapağı estetiğine genelde 35 yaş üstünde daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.Ancak üst kapak yapısı ailesel olarak fazla etli ve düşük olan hastalarda ve alt kapakta belirgin torbalanması olanlarda daha erken yaşlarda da ameliyat gerçekleştirilebilir.

CO2 Lazer Blefaroplasti Öncesi Hasta Değerlendirilmesi


İlk olarak hastanın görmesi ve göz tansiyonu değerlendirilmeli ve sorgulanmalıdır. Bunun için mutlaka göz konsültasyonu istenmelidir.

Hastanın kolay kanama yatkınlığı veya kanın kolay durmaması gibi süreçleri sorglanır. Hastanın kullandığı özellikle kan sulandırıcılar iyi sorgulanmalıdır. (aspirin ve türevleri, ibufen gurubu ağrı kesiciler, sarımsak, ginkgo, ginseng yada St. John’s Wort gibi kan sulanduıcı besin ve katkıların kullanımı gibi)

Hastanın genel sağlık durumu sorgulanmalıdır. Özellikle kontrolsüz hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi

Hastanın anestezi problemleri sorgulanmalıdır.,

Daha önce göz ile ilgili problemleri ve geçirdiği ameliyatlar sorgulanmalıdır.

Göz kuruluğu sorgulanmalıdır.

Kaş düşüklüğü sorgulanmalı ve değerlendirilmelidir.

Kaşlarada, göz kapaklarında ve gözde simetriler gözlenmeli hatta yüz simetrisi değerlendirilmeli ve hastada mutlaka fotoğraflar alınmalıdır.

Alt göz kapağı derisinin elastikiyetinin değerlendirilmesi son derece önemlidir. Bu amaçla en sık kullanılan test olan snap test yukarda anlatılmıştır. Burada alt göz kapağı aşağı doğru çekilir sonra bırakıldığında 1 sn eski haline dönmesi beklenir. Bu alt göz kapağı derisinin elastikiyetinin iyi olduğunu desteklemektedir. Eğer geri dönmesi uzun sürüyor yada alt göz kapağı bu test sonrası tam yerine gelmiyor ise bu alt göz kapağı derisinin elstikiyetinin iyi olmadığı göstermektedir.

Alt göz kapağı elastikiyetinin değerlendirilmesinde bir diğer yöntem alt göz kapağının dışarıya çekilmesi ve göz kapağının ne kadar hareketlendiğidir.  Alt göz kapağının iç noktasındaki punctumın alt göz kapağı dışa çekildiğinde medial limbusu geçmemelidir.

Başka bir yöntem alt göz kapağını çekme testidir. Alt göz kapağı baş ve işaret parmakları ile hafif tutularak dışa çekildiğinde göz kapağı  ile göz küseri arasında 7 mm den fazla boşluk oluşmamalıdır.

Lazer blefaroplasti hasta değerlendirilmesinde bir diğer önemli nokta gözde korneanın korunmasıdır. Normalde uyku ve bayılma durumunda göz küresi yukarı dönmekte böylece cornea üst göz kapağı tarafından korunmaktadır. Buna Bell fenomeni denilmektedir. Bazı kişilerde uyku sırasında gözler hafif açıktır ve gözde sklera hafif görünmektedir. Bu kişilerde Bel fenomeni yoktur ve gözlerde kuruluk problemi yaşanmaktadır. Bu kişilerde bleferaoplasti sonrasında göz kurulukları daha fazla yaşanmaktadır. Bunun hastada değerlendirilmesi için hastadan gözlerini kapatması istenir ve göz işaret parmakları ile hafif açılır. Göz küresi yukarı doğru dönmüş olarak gözlendiğinde bu Bell Fenomenin olduğunu desteklemektedir.

Hastada milimetrik ölçümler ile Üst göz kapağı kenarı(MRD), pupilla, üst göz kapağı katlantı çizgisi ve kaş mesafeleri ölçülmektedir.

Üst göz kapak kenarı ile pupil arasındaki mesafe 3-4 mm dir.

Her iki göz için bunun 0.5 mm fazla farklı olması asimetri anlamına gelmektedir.

Kaş ve üst göz kapağı kenarı arası mesafe 12-20 mm dir. Her iki göz için bunun 1 mm den fazla farklı olması asimetri anlamına gelmektedir.

Üst göz kapak kenarı ile pupil arasındaki mesafenin 3 mm den az, 5 mm den fazla yada 0.5 mm den fazla asimetriler, kaş ve üst göz kapağı kenarı arası mesafesi 12 mm den az, 20 mm den fazla yada 2 mm den fazla asimetriler  blefaroplastide komplike vakalar olarak kabul edilmektedir.

Kaş ile üst göz kapağı kenarı arasındaki mesafenin 14mm olmasına ”geniş üst göz kapağı” denilmektedir. Bu kişilerde üst kapak bleferaplatisinde deri, kas hatta kaş altı yağ çıkarılması gerekebilmektedir.

Hasta fotoğraflaması mutlaka yapılmalıdır.

Hastanın profilden, profilden ve yukarı bakarken ve sağ ile sol oblik fotoğrafları alınmaktadır.

 Lazer Blefaroplasti Uygulanması


Üst ve alt göz kapaklarından torbalanmış yağların, gevşemiş ve buruşmuş derinin fazlası göz kapaklarınızın doğal çizgilerini izleyen kesiler yapılarak (Üst göz kapaklarının kıvrımları arasından yapılan bu kesiler, alt göz kapaklarında kirpiklerin hemen altından yapılır) uygulanmaktadır.

Bu girişimde, alt ve üst göz kapaklarından fazla yağ dokusunu deri ve kas ile birlikte çıkarılır. Ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir

 

Bu planlanmanın yapılmasında üst göz kapağının fonksiyonel derisinin belirlenmesi ilk adımdır. 

Üst göz kapağı fonksiyonel derisi; alın-üst göz kapağı deri birleşmesinin 10 mm aşağısından başlamaktadır.

Alın -üst göz kapağı deri birleşmesi ise hemen hemen üst göz çevresi kemiği üstündedir. Burası üst göz kapağı derisinin sınırı olmaktadır.

Altta ise kirpiklerden 10 mm yukarı çıkıldığında buda alt sınırı oluşturmakta. Yapılan çalışmalarda üst göz kapağının fonksiyonel genişliği minimal 20 mm olmalıdır.

Yani üst ve alt sınır arasında kalan bu alanda üst göz kapağı derisi çıkarılabilir.

Üst göz kapağı katlantısı kirpiklerden kadınlarda 8 – 9 mm, erkeklerde 7 – 8 mm dir. Sıklıkla görünen katlantı çizgisinin 1-2 mm altında befaroplasti cerrahi kesi sınırı belirlenmektedir.

Üst göz kapağında çıkarılabilecek alanın iç noktası belirlenir iken punctum hiza olarak alınır. Dış sınır ise 2 şekilde belirlenir. Eğer blefaroplasti ile birlikte kaşlarda kaldırılacak ise aşağıdaki resimde 1 de olduğu gibi kuş gagası şeklinde çizim yapılır. Bu kaş düşüklüğünden kaynaklanan dış kısımdaki hoddingin düzelmesini hedeflemektedir. Eğer kaş kaldırılmayacak ise aşağıdaki 2 de olduğu gibi Napolyon şapkası olarak tanımlanan planlama yapılmaktadır.  Bazen bu sınır göz dışında kaz ayakları çizgileri boyunca uzatılabilmektedir. Ancak sıklıkla bu uygulanmaz.

Çıkarılacak bu doku daha sonra pens ile sıkılır ve hastanın kaşı yukarı çekilerek gözlerin rahat kapanması gözlenir.

Diğer bir doğrulama ise şöyle yapılmaktadır. Bu işaretleme yapıldıktan sonra hastanın tam kaşısında durularak hastanın karşıya sonsuza bakması istenir ve üst göz kapağının katlanma noktaları işaretlenir. Bu noktalar daha önce ölçümlerle çizim yapılan çıkarılacak alanın üst sınırına denk gelmelidir.

Üst göz kapağı blefaroplastide kesi sınırının  ne kadar dış kantusun dışına taşacağına alınacak deri parçasına ve hastanın yaşına göre değişmektedir.

Alt göz kapağında deri çıkarılarak lazer blefaroplasti yapılacak ise bunun işaretlenmesi; bunun için alt göz kapağında kirpiklerin 2mm alt sınırından işaretleme yapılmaktadır. Bu işaretleme kirpik kenralarına paralel yapılmaktadır. Gözün dış kısmında işaretleme kaz ayakları çizgilerine uyacak şekilde uzatılabilmektedir. Ancak göz çukuru dışına çıkılması fazla istenmemektedir. Ayrıca ğst göz kapağına blefaroplasti yapılacak ise üst ve alt göz dış işaretlemesi arasında 5-7 mm deri mutlaka bırakılmalıdır.

Uygulama lokal anestezi altında ve bazı hastalarda hafif bir intravenöz sedasyon (sakinleştirici) ile yapılmaktadır. 

Hastanın gözlerinin lazerden tam korunması için göz içi koruyucular kullanılmaktadır.

Lazer blefaroplastisinde  kullanılan enstrümanların lazerin yansıtmayacak bir yüzeye sahip olması gerekmektedir.

Üst Göz kapağı Lazer Uygulaması

Üst kapakta blefaroplastinin başarı oranı kaşların pozisyonu ile çok ilgilidir. Ameliyat öncesi hasta değerlendirilmesinde kaşları pozisyonu çok iyi değerlendirilmelidir. Hastaya kaşların pozisyonu ile ilgili durum anlatılarak uygulamadan sonra ne sonuç elde edileceği çok iyi anlatılmalıdır. Kaşların düşük olması durumlarında üst göz kapağında hastayı rahatsız eden fazla üst göz kapağı derisi vardır. Ancak kaş düşmesi nedeni ile üst göz kapağına lazer blefarplasti yapılsa bile hasta memnuniyeti çok yüksek olmamaktadır.

Amaç göz kapanacak kadar deriyi korurken çıkarılabilecek maksimum deriyi de çıkartmaktır.

Ameliyat esnasında gözler kapalıyken işaretlediğimiz deri kadar (bu da kirpiklerden itibaren 10 mm den çizilen çizgi alt sınır ve pensetle havaya kaldırılan fazla deri ile belirlenen miktar) çıkartmaktır. Göz kapağı derisi, ince ve gevşek bir deri olduğu için bu ameliyatlardan sonra üst göz kapağında belirgin bir yara izi kalmaz.

Üst göz kapağında lazer blefaroplasti öncesi göz çevresine fraksiyonel CO2 lazer yapılıp yapılmayacağına karar verilmelidir. Çünkü fraksiyonel CO2 lazer uygulaması üst göz kapağında uygulama sonrası 4-6 mm kadar kısalma yapmaktadır.

Öncelikle lazer bleferaplasti yapılacak alan işaretlenmektedir.

İşaretelenen alan CO2 lazer ile kesilmektedir.  Bu yöntemde lazer ile çok ince kesi yapılmakta işem sırasında lazer kullanılması ile kanama olmamaktadır.

Ayrıca sadece kapaklar değil Madonna lift ile combine edilerek alın kaş ve göz çevresinede göz çevresi lazer gençleştirme işlemi yapılabilmektedir. Klasik yöntemlere gore işlem sonrası hastada daha az morluk ve daha kısa iyileşme süresi gözlenmektedir.Bu işlem sırasında laserin işarete üzerinde hareketi önemlidir. Olması gerektiğinden hızlı olması durumunda arada kesi yapılmayan alanlar yaratmakta yavaş olması ise kesi derinliğini arttırmaktadır.

Burada özellikle Levator kasının derinin 0.5 mm altında olduğu unutulmamalıdır.

Deri insizyonu sonrası lazer ile orbikülaris kası kesilmektedir.

Üst göz kapağı yağ dokuları  Jeager lid plate üzerinde lazer ile kesilip alınmaktadır. Üst göz kapağı yağ padleri altından yatay olarak palpebral arterin bir dalı geçmektedir. Buna dikkat edilmelidir.

Bazen düşük pozisyonlu göz yaşı bezi askıya alınabilmektedir.

Üst göz kapaklarında düşüklük varsa göz kapağını kaldıran adale kısaltılarak kapaklar kaldırılmaktadır.

Bazı hastalarda liposakşın ile alınan yağ emjeksiyonları dahi yapılmaktadır.

Yapılan kesi en son dikilmektedir. Bu dikişler 5-7 günlerde alınmaktadır.

Lokal anestezi ve ödeme bağlı olarak dikiş sonrasında 1-2 mm göz kapakları açık kalabilmekte bu zamanla normale dönmektedir.

Alt Göz kapağı Lazer Blefaroplasti Uygulaması


Alt göz kapağı uygulamalarından önce alt göz kapağı kası ve derinin elastikiyeti çok iyi değerlendirilmelidir.

Bu yukarda detaylı anlatılan Snap testi ile anlaşılmaktadır.

Bunun dışında yüzün profilden değerlendirilmesinde alt göz kapağı ile yüzün orta kısmının ilişkisi değerlendirilmektedir. Aşağıdaki resimde genç bir yüzde profilde yüzün orta kısmının konveks yapısı ile alt göz kapağı ilişkisi görülmekte. Yaşlanma ile birlikte alt göz kapağında yağ dokusunun yalancı fıtıklaşması ile yeni bir konveks yapı ortaya çıkmakta, yüzün orta kısım dokularının volüm kaybetmesi ve aşağı doğru yer değiştirmesi ile konveks yapı kaybolmakta hatta silinmektedir.

Alt göz kapağı estetik girişimlerinde amaç bunun tekrar düzeltilmesidir.

Alt göz kapağında kirpiklerin hemen altından kesiler yapılmaktadır. Kesiler göz kapaklarının dış kenarında kaz ayak çizgilerine kadar hatta gözlerin dış kenarındaki gülme çizgilerine kadar ilerletilebilir.

Alt kapak cerrahisinde amaç göz torbalarını almak, gözyaşı oluğunu yağ ile doldurarak düzleştirmek, kapak ile yanak ilişkisini düzeltmektir. Ameliyat sırasında hastaların büyük bölümüne yağ enjeksiyonları da yapılır.

Bu kesilerden çalışarak, lazer ile deriyi alttaki dokulardan ayrılmaktadır.

Altta göz kapağı çevresindeki fazla yağ dokusu çıkarılır. Ayrıca fazlalık olan kas dokusuda alınabilir. Daha sonra kesiler çok ince dikiş iplikleri ile kapatılır.

Alt göz kapaklarında fazla deri çıkarılmasını gerektirmeden sadece fazla yağ dokusuda alınabilir. Bunun için alt göz kapağı iç kısmından-transkonjunktival kesi yapılabilir. Bu girişimde kesi alt göz kapağının içinden, dikiş atılmaksızın ve iz kalmadan yapılabilir.

Alt göz kapağının iç kısmında medial ve sentral göz yağ padleri bulunmaktadır. Bunların tam arasında “inferior oblik göz kas” bulunmaktadır. Bu kasa hasar vermemeye dikkat edilmelidir.

Alınan yağ dokusu kurumaması ve volümünü kaybetmemesi için ıslak gazlı bezde bekletilmekte ve  mutlaka uygun bir alanda korunmaktadır.  bu ne kadar alındığını ve iki gözde eşit alınıp alınmadığınının takibini sağlamaktadır.

Göz çevresi yağ dokusu fazla alındığında göz yaşı oluğu deformitesi, yada tiroid hastaıklarında oduğu gibi göz küresinin çok belirgin hale gelmesine neden olmaktadır.

Bazen fat pad rezeksiyonu yapılmadan üzeri kapatılır yada suturlar ile inferior orbital rime askıya alınmaktadır. Diseksiyonda fat paderin alınma miktarında dikkatli olunmalıdır. Transconjuctival girişimlerden sonra dikiş kullanılmaz. Transkonjuktival uygulamalarda konjuktival ödem gelişebilmektedir. Bu ödem zamanla yada kontizonlu göz damlalar ile 2 hafta içerisinde kaybolmaktadır.

Alt göz kapağı blefaroplastide en sık gözlenen istenmeyen olumsuzluk alt göz kapağında retraksiyon-deride çekilmedir.  Bunun dışında yaşlı hastalarda yüz orta kısmında doku volümü azalmakta ve alt göz kapağında oyuk gelişmektedir. Bu hastalarda alt göz kapağı blefaroplastide yağ dokusu korunmalıdır.

Sadece alt göz kapağında ince çizgilenme ve hafif deri sarkmaları var ise “pinch blefaroplasti” denilen bir teknik kullanılabilmektedir. Pinch bşefaroplastide sadece alt göz kapağında deri alınmakta göz kaslarına müdahale edilmemektedir.  Bu teknik için en uygun olan hasta gurubu; göz altı derisi ince, fazla ince kırışıkları var olan ancak az yalancı yağ dokusu fıtıklaşması olan, elmacık kemiği yüksek yerleşimli ve badem gözlü olanlardır.

Alt Göz kapağınad Pinch Blefaroplasti

İlk olarak bu teknikte kesinin üst sınırı belirlenmektedir. Bu işaretleme iç kısımda kirpiklere 1-2 mm den başlamakta. Dışarıya doğru bu çizgi düz devam edilir. Böylece kesi dışa doğru kirpiklerden 4-5 mm uzaklaşmaktadır.

Deri kalın ise bu çizgi daha aşağıya çekilmelidir.

Kanthopleksi yani göz dış kısmının yukarıya askılanması işlemi yapılabilir. Bunun amacı koruyucu ve estetik amaçlıdır. Eğer dış kantus iç kantuslardan geçen yatay hattın tam üzerinde yada üstünde yer alıyor ve alt göz kapağının dış kısmının tonusu iyi ise koruyucu amaçlı yapılır. Eğer  dış kantus iç kantuslardan geçen yatay hattın altında ve alt göz kapağının dış kısmının tonusu zayıf ise tedavi amaçlı yapılır. Ayrıca hasta genç bir göz görünümü istiyorsa yani badem gözlü olmak istiyor ise estetik amaçlıda yapılmaktadır.

Sonra özel forsepsler ile alt göz kapağı derisi önceden çizilen hat altında sıkıştırılır, pinch tanımı buradan gelmektedir. Bu işlem gözün kapanması korunacak ve alt göz kapağı fazla derisi ortadan kalkacak ölçülerde yapılır. Sonra bu sıkıştırılan deri lazer yada makas ile kesilir. Sonra 7/0 iplikler ile kapatılır.

Uygulamadan hemen sonra ve 48 saat soğuk kompresler yapılır.

Bunun için alt göz kapağı kirpik sınırının 2 mm altından sınır alınmaktadır.

Hafif ve uygun olgularda blefaroplasti yapılmaksızın sadece fraksiyonel CO2 lazer yani Madonna Lift yapılabilir.

Blefaroplasti Sonrası

Skar her cerrahi girişim sonucunda oluşur. Yani her ameliyat sonucunda belli bir iz kalmaktadır. Önemli olan bu izin çok ince ve belirsiz olması ve vücudun kendi kıvrımlarına kamufle edilebilmesidir. Bu nedenle uygulama yapılırken deriye yapılan lazer kesileri üst ve alt göz kapaklarının doğal kıvrım çizgilerine planlanmaktadır.

Uygulamanın CO2 lazer ile yapılması ve göz kapaklarının vücudun en az iz kalan bölgesi olması nedeni ile geleşebilecek iz minimaldir. Uygulama sırasındaki lazer kesileri ameliyat sonrasında birkaç ay süreyle belirgin kalabilir. Zamanla kırmızı renk azalarak beyazlaşır veya normal ten rengine dönmektedir.

Uygun hasta seçimi ve hastanın operasyona uygun hazırlanması ve uygulama öncesi ideal bir planlama yapıldığında komplikasyonlar seyrek ve az orandadır.

Bütün hastalarda ameliyat sonrası birkaç gün morluk ve şişlik oluşur.

Buna ek olarak, göz kapaklarının kapanması ile ilgili geçici bir problem görülebilir.

Kesi yerlerine sürülen pomadlardan dolayı bazı hastalar geçici olarak bulanık görebilirler.

Seyrek olarak da alt göz kapağı ektropiona yol açarak aşağı çekilebilir (göz kapağı tam kapanmaz, biraz açık kalabilir. Bu durum genellikle geçicidir. Ancak düzelmezse, ikinci bir cerrahi girişim gerekebilir.

Herhangi bir cerrahi girişimin teorik komplikasyonları olan kanama, infeksiyon ve skar gelişimide mümkündür, ancak seyrektir.

Chemosis konjunktivada aşırı ödemi tanımlamaktadır. Bu fiziksel bir nedenle yada kimyasal travma  ile  olmaktadır. Tedavi kullanılmadan birkaç günde iyileşmektedir.

Uygulama sırasında kirpiklerin zorlandığı noktalarda özellikle alt göz kapağı kirpiklerinde dökülmeler olabilmektedir. Bu dökülme geçicidir.

Gözün açılma şeklinin değişimi olabilmektedir. Gözler açık iken üst ve alt göz kapağı şekline göre 2 farklı açılma şeklinden bahsedilmektedir. Bunlardan ilki ve en sık olanı “badem şeklidir ve bunda gözün yatay genişliği 30 mm yükseklik ise 12-15 mm dir. Diğer tipi “ yuvarlak göz” olarak bilinmektedir ve bunda yükseklik önem kazanmakta.

Yuvarlak göz badem gözden daha az estetik görünmektedir. Bu önemlidir. Çünkü işlem öncesi hastada yuvarlak göz var ise işlem sonrası hastanın gözü daha yuvarlak görünecektir. Yada lazer uygulaması öncesi hastanın badem şeklinde olan göz görünümü yuvarlak şekle dönebilmektedir.

Hastalar genellikle lazer uygulaması sonrası aynı gün evlerine gidebilirler.

İlk 48 saat soğuk kompres uygulaması istenmektedir. Ayrıca doğal göz yaşı damlaları ilk 48 saat her 2-4 saat ara ile kullanılması istenmektedir.

Tobramycin gibi bir göz pomadı yada damlası gözün kuruluğunun önlemesi ve enfeksiyona karşı koruyucu olması için günde 3 defa 3-5 gün kullandırılmaktadır.

Özellikle geceleri bunlar bol kullanılmalıdır.

Dikişler üzerinde pansumanda suya dayanıklı bantlar kullanılmaktadır. Bu nedenle banyo yapmanıza bir engel bulunmamaktadır.

Uygulama sonrası lokal anestezi etkisi geçtikten sonra hafif bir ağrı ile birlikte göz kapaklarında gerilme hissi olabilmektedir. Bunun için size önerilen ağrı kesicilerin kullanımı ağrı ve huzursuzluğu kontrol edilebilmektedir.

Uygulama sonrası 1-3 gün başınızı yukarıda tutulması istenmektedir. Özellikle yatarken 2-3 yastık kullanılması gibi.

Göz kapaklarında ve göz çevresinde şişlik ve morluk gelişimi normaldir. Bunun en aza indirilmesi için ilk 48 saat soğuk uygulaması yapılmaktadır. Morluk kişiden kişiye değişmektedir. Morluk 3-5 günlerde en fazla noktaya ulaşır ve genellikle 1-2 hafta sürmektedir.

Göz kapaklarınızı kuru hissedebilirsiniz ve gözlerinizde yanma ve batma hissi olabilmektedir. İlk birkaç hafta fazla göz yaşı, ışığa hassasiyet, ve bulanık görme ve çift görme gibi geçici değişiklikler olabilmektedir.

Dikişler ameliyattan sonrası üçüncü ve yedinci günden sonra alınmaktadır. Dikişler alındıktan sonra, gözler çevresindeki şişlik ve morluk giderek kaybolacak ve daha iyi bakmaya ve daha iyi hissetmeye başlayacaksınız.

İki gün sonra okuma ve televizyon serbest bırakılmaktadır. Bununla birlikte, iki hafta kontakt lens takamazsınız ve daha sonra taksanızda, bir süre rahatsız hissedebilirsiniz.

Yoğun aktiviteler 3-5 gün sonra dönülebilmektedir. Bir hafta ila on gün içinde birçok kişi günlük hayatına ve işine dönmek için kendini hazır hisseder. İyileşme hızına ve doktorun önerilerine bağlı olarak kalan morluğu saklamak için makyaj yapabilirsiniz.

Birkaç hafta güneş ışığı, rüzgar ve diğer irritanlara duyarlı olabilirsiniz, onun için dışarı çıkarken, güneş gözlüğü takmalısınız.

 Kan basıncınızı arttıran aktiviteler olan eğilme, kaldırma ve ağır spor aktivitelerinden uzak durmak özellikle önemlidir. Sıvı tutulması sağlayacağından alkolden uzak kalmanız söylenecektir.

Operasyon sonrası hastaya işaret parmaklarını gözün iki köşesine koyması ve hafif gerildikten sonra hastanın  güçlü olarak 20-30 kez gözlerini sıkması istenmektedir. Hasta bunu günde birkaç kez birkaç hafta tekrarlamaktadır. Hasta buna lazerden 1 ay sonra başlamaktadır.

Güneş gözlüğü postop ilk hafta yada 10 gün kullanılmalı daha sonra kullanılmamalıdır. Hasta güneş gözlüğü kullanırken gözlük orta kısmı burun dorsumunun ortasına denk gelmeli burun köküne oturmamalıdır.

 

 

 

 

 


yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency