2004 yılı öncesine kadar ablaziv lazerler deriye istenilen derinlikte bir bütün olarak uygulamaktaydı. Yani deride doku ısı hasarı aşağıdaki resimde olduğu gibiydi.

2004 yılından sonra ise ablaziv lazerlerde fraksiyonel tanımlaması kullanılmaya başlanmıştır. Bu tanımlama ile lazerin deride stenilen derinlikte belli bölümlerinin ablazyonu-doku hasarı yapması, ara alanların sağlam kalması şeklide uygulanması anlaşılmaktadır. Burada amaç (hedeflenen klinik sonuca ulaşacak şekilde) ablaziv lazerlerde gözlenen uzun iyileşme süresinin kısaltılması ve yan etkilerin azaltılmasıdır. Yani deride doku ısı hasarı aşağıdaki resimde olduğu gibidir.

 

Fraksiyonel ablaziv lazerlerin doku-lazer etki prensibi aslında ayndır. Sadece bu sistemde amaç deriye lazer ışığını bir bütün olarak değil minik çaplı sütunlar halinde gönderilmesi ve bu sütunlar boyunca deride derin ısı hasarlarının yaratılmasıdır. Bu hasralı sutünlere “mikrotermal alan” denilmektedir. Uygulama ile ısı hasarı oluşmuş mikrotermal alanlar buharlaşarak deriden uzaklaştırılmaktadır. Hasarlı alanların etrafındaki sağlam deri alanlar kalmaktadır. Bu sağlam deri alanları içerisindeki onarıcı ve yapılandırıcı hücreler(kök hücreler ve fibroblastlar) hasarlı alanları hızla onarmaktadır. Bu onarım sırasında deri yüzeyi yenilenirken deride yani kolajen gibi destek dokuların yapımı ile yeniden yapılanmada gerçekleşmektedir. Fraksiyonel özelliği ile ablaziv lazerlerin uygulama sonrası iyileşme sürecini kısaltmakta ve lazer sonrası yan etkiler minimal olmaktadır.

Bu amaçla kullanılan lazer sistemleri; Fraksiyonel  532-nm diode, 2940-nm Er:YAG, 1550-nm erbium-fiber, 2790-nm YSGG ve  10,600-nm CO2 lazerdir.

Günümüzde en sık kullanılanları Fraksiyonel Erbium ve CO2 lerdir. Erbium ve CO2 lazerin deride baazyon derinlileri farklıdır.

Son yıllarda Fraksiyonel CO2 lazer, bipolar radyofreans-RF sistemleri ve deri altı Nd YAG lazer sistemleri ile kombine edilerek kullanılmaktadır.

Klasik CO2 lazer uygulamalarında lokal ve genel anestezi gerekirken fraksiyonel uygulamlarda sadece lokal anestezik krem hatta soğuk hava desteği uygulamalar için yeterli olmaktadır. Bazı alanlarda bölgesel anestezi gerekebilmektedir.

Klasik CO2 lazerde ödem, kanamalar ve sonrasında 2 hafta kadar süren bir iyileşme süreci olmakta.

Uygulama sonrası hafif ödem, noktasal kanamalar ve sonrasında noktasal kabuklanmalar gelişebilmektedir.

Fraksiyonel CO2 lazer klinik kullanım alanları;

Özellikle derin ve zor akne izlerinin giderilmesi ve hafifletilmesinde

Yara, ameliyat ve yanık izlerinin azaltılmasında

İnce çizgiler ve derin kırışıklıkların giderilmesi ve derinin sıkılaştırılması, cilt gençleştirmede(Ameliyatsız yüz germe)

Lekelerin (yaşlanma ve güneşe bağlı lekeler, çiller, melasma ve cilt renk değişiklikleri) tedavisinde

Cilt çatlakların giderilmesinde kullanılmaktadır.

CO2 lazer erken dönemde dermiste bulunan derinin gerginlik ve tonusunu sağlayan kollajen ve elastin liflerde boylarında % 30 varan kısalmalar yapmakta. Bu derinin işlem sonrasında hızlı gerginliğini sağlamakta.

Geç dönemde dermiste yeni kollajen yapımı istenen derinin gençleşme dediğimiz sürecini tamamlamaktadır.

Uygulama sonrası derinin üst tabakalarında peeling benzeri soyulmada derinin yenilenmesini genişlemiş gözeneklerin izlerin kırışıkıkların kaybolmasını sağlamaktadır. Tüm bunların sonucu olarak ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde, izlerde ciddi bir azalma oluşmaktadır.

Elde edlen sonuçlar uygulama yapılan ciltte klinik ve bilimsel çalışmalarda gençleşme sağladığını ve bunun kalıcı olduğunu göstermektedir.

Seans sayısı, ne amaçla yapıldığına, uygulamanın ne performansla yapıldığına ve derinlik ayarına bağlıdır.

Hafif ve orta derece kırışıklıklarda 1-2 seans, akne izlerinde 3-5 seans yeterli olmaktadır.

Seans aralıkları uygulamanın performanasına bağlıdır. Hafif uygulamalarda seans aralıkları 1-1.5 ay iken derin uygulamalarda bu aralklar 2-3 ay arasında değişmektedir.

Özellikle PRP uygulamasıyla beraber kullanılması etkinliğini ve başarısını artırmaktadır.

Uygulama sonrası pansuman gerekmemektedir.

Birinci günde ciltte lazer atış yerlerinde noktasal kabuklanmalar olur Cidinizde 3-7 gün kadar süren pullanma ve kızarıklık olmakta bunlarda kaybolmaktadır ancak cildin alt tabakalarında yenilenme devam etmektedir.

 

 

Hasta 3 günden sonra makyaj yapabilmekte buda hastanın günlük yaşamına hızla dönmesini sağlamaktadır.

Hasta uygulama öncesi güneş ve solaryumdan 1 ay uzak kalmalıdır.

Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar(aspirin,heparin …), ciltte iyileşme problemi yaratacağı için retinoid içeren ilaçlar (isotretionin), uygulama sırasında hassasiyet yarattığı için ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, auranofin, östrojen, progesteron, doğum kontrol hapları, klorokin) almamalıdır.

Uygulamadan 1 gün sonra sıcak olmaması koşuluyla duş alınabilir.

Ödem ve inflamasyonu azaltmak için soğuk kompres uygulanabilir.

Uygulama sonrası ciltte oluşabilecek kabuklanmadan korunmak için cilt nemli ve temiz tutulmalıdır. Steril gazlı bez kullanılarak cilt tuzlu serum ile temizlenmelidir. Sık sık özellikle her temizleme ve duş sonrasında ve antibiyotikli kremler kullanılmalıdır. İlk hafta içinde bu temizleme ve nemlendirme işlemi günde 3-4 kez tekrarlanmalıdır.

İyileşme sonrası makyaj yapılabilir.

Hastanın cilt tipine ve çevre koşullarına bağlı olarak iyileşme sonrası 6 ay kadar uzun etkili nemlendiriciler ve yüksek faktörlü güneş koruyucular kullanılmalıdır.

Cilt soyucu kremler en az 1 ay kullanılmamalıdır.

 

 


Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency