Cilt çatlakları çeşitli nedenlerle oluşmakte ve yaygın görülmekle birlikte ciddi estetik ve görsel problemler arasında yer almaktadır. Daha detaylı bilgi için...

Cilt çatlakları klinik görüntü ve değerlendirmeye göre aşağıdaki gibi sınıflandırılmaktadır.

Evre I; henüz yeni gelişmeye başlayan cilt çatlaklarıdır. İnflamasyon varlığı nedeni ile kırmızı görünmekte. Bu nedenle stria rubra olarakta tanımlanmakta. Klinik muayenede deride çökme-depresyon yok.

Evre IIA; gelişimlerine devam eden cilt çatlaklarıdır. İnflamasyon olmadığı için artık beyaz-deri renginde görünmekte. Bu nedenle stria alba olarakta tanımlanmakta. Klinik muayenede deride gözle ve elle hissedilemeyecek kadar çökme-depresyon var. 

Evre IIB; gelişimlerine devam eden cilt çatlaklarıdır. İnflamasyon olmadığı için artık beyaz-deri renginde görünmekte. Bu nedenle stria alba olarakta tanımlanmakta. Klinik muayenede deride gözle ve elle hissedilebilecek çökme-depresyon var. Evre III; gelişimlerine devam eden cilt çatlaklarıdır. İnflamasyon olmadığı için artık beyaz-deri renginde görünmekte. Bu nedenle stria alba olarakta tanımlanmakta. Klinik muayenede deride gözle ve elle hissedilebilecek çökme-depresyon var. Çatlak genişliği 1 cm den az.

Evre IV; gelişimleri nerede ise sonlanmaış cilt çatlaklarıdır. İnflamasyon olmadığı için artık beyaz-deri renginde hatta inci tanesi gibi görünmekte. Bu nedenle stria alba olarakta tanımlanmakta. Klinik muayenede deride gözle ve elle hissedilebilecek çökme-depresyon var. Çatlak genişliği 1 cm den fazla.

Cilt çatlaklarında; lazer, mikroiğneleme, mikroiğneleme + RF, dermabrazyon, kimyasal peeling uygulamaları kullanılmaktadır. Ancak klinik sonuçlar bu yöntemlerin birlikte kullanıldıklarında etkinliklernin daha yüksek oldukları gösterilmiştir. Örneğin; miroiğneleme + kimyasal peeling, dermabrazyon + kimyasal peeling gibi.

Peeling uygulamaları sıklıkla Evre II den sonrakilerde kullanılmaktadır. 

Bunlar içerisinde en etkin olanı "chemabrasion" dur. Dermabrazyon ve kimyasal peeling birlikteliği chemabrasion olarak tanımlanmaktadır.

Bura kullanılan dermabrazyon ve kimyasal peeling sıralamasında 2 farklı teknik kullanılmaktadır.

  • Posterior chemabrasion; kimyasal peeling sonra dermabrazyon
  • Anterior chemabrasion; dermabrazyon sonra kimyasal peeling

Yapılan klinik çalışmalarda dermabrazyon sonra kimyasal peeling uygulamasının daha başarılı olduğu gösterilmiştir.

Abrazyon için klasik steril zımparalar( 3M sandpaper p220) ıslak yada kuru olarak kullanılmakta. Bunlar özel bir aparat yada silindir bir cisme(ilaç kutusu gibi) sarılarak kullanılabilir.

Kimyasal peeling olarak TCA tercih edilmekte. Fenol abrazyon sonrası daha fazla emilebilme riski ve toksitisitesi nedeni ie tercih eilmez. 

Abrazyon ve sonrası TCA kullanımı ilk olarak epidermal yenilenmeyi sağlamakta. Abrazyon ile düşük konsantrasyondaki TCA direkt dermise hatta retiküler dermise ulaşmakta.. Retiküler dermiste inflamasyon ve fibroblastik aktivite dermisin yeniden yapılanması sağlanmakta. Myofibrobastlardaki aktivite deride kontraksiyon sağlayarak deri çatlaklarının iki yüzeyinin birbirine yalaşmasını sağlamakta.

Burada ilk basamakta zımpara ile yapılacak abrazyon son derece önemlidir. Bunun için steril çok ince zımparalar kullanılmakta.

Cilt tipi I-III yani açık tenlilerde renk düzenleyici bir kremin uygulamadan 1 hafta önce kullanımı istenir.

Cilt tipi III den yüksek olanlarda yani koyu tenlilerde ise bu kremin 3 hafta öncesinde kullanımı istenmektedir. 

Hastanın ağrı kontrolü için hastaya uygulamaan 30-60 dakika önce asitaminofen + kodein içerien bir ilaç verilir.

Uygulama alanı alkol ve aseton ile dezenfekte ve degresing yapılır. 

Zımparalama dikkatli, abrazyonun homojen olması için farklı yönlerde, 3-4 paslar halinde ve iç içe geçecek şekilde yapılmalıdır.Abrazyon yaparken derinin yüzeysel tabaklarında zımparar deri yüzeyinde kolay hareket etmekte ve parmakla deri yüzeyine dokunulduğunda parmak yüzeyde kolay hareket etmekte. Bu abrazyon derinliğinin halen epidermiste ve ölü korneositler düzeyinde olduğunu göstermekte. Deri yüzeyine dokunulduğunda parmak yüzeyde kaymakta zorlandığında bu epidermiste canlı hidrate keratinositlere ulaşıldığını(stratum spinosum gibi) göstermekte. Bu tabakada zımparanın hareketleride zorlanmakta. Bu seviyede bir dermabrazyonda hasta ağrı hissetmez.

Dermabrazyon alanında ilk olarak noktasal kanamaların görülmesi ve hastanın ağrı ifadesi deride basal tabakaya ulaşıldığını göstermekte. Bu seviyede bir abrazyon artık güzenli sınıra uaşıldığını sonraki derinliklerde dermabrazyon sonrası istenmeyen yan etkiler ve komplikasyonlar geşlişme riskinin olduğunu göstermektedir. Noktasal kanamanın artması ve hastanın çok fazla ağrı ifadesi daha deride abrazyon olduğunu göstermekte buna dikkat edilmelidir. 

Dermabrazyondan sonra ağrı kontrolü için % 2 lidokain + adrenalin içeren solüsyonlar emdirilmiş gazlı pedler ile alan 15 dakika kapatılır. 

Anestezi sonrası 5 cm alana ağrı testi TCA uygulanır. Ağrı yok ise TCA uygulamasına geçilir. Ağrı var ise 5 dakika daha oklüzyon devam edilir.

Uygulama alanından aneztezi silinir ve kuruması beklenir. Sonra TCA solüsyonu uygulanır. Burada % 15-25 konsanrasyonlar kullanılmakta. Bu konstrasyonlar normalde grenz zone etkili iken dermabrazyon sonrası kullanımı TCA nın derin peeling yapacağı anlamına gelmektedir.

TCA uygulaması ile birlikte uygulama alanında pembe-beyaz frosting oluşması istenmekte. Bu oluşana kadar katmanlar halinde TCA uygulanır. Tam beyaz hatta gri bir frosting çok daha derine inildiğini gösterdiği için istenmez. BU arada uygulama lanında deri yüzeyinde parmaklar ile epidermal sliding takip edilir. Bu dermal ve epidermal proteinlerin koagülasyonunu göstermektedir.

TCA uygulandıktan sonra yoğun nemlendirici, antioksidan ve doku yenileyici bir pomad uygulanarak alan streç flimler ile kapatılır-oklüzyon yapılır.

Bu oklüzyon fenol peelinglerde olduğu gibi deri yüzeyinde hücre nekrozu-erime ve eksudadan oluşan bir birikime neden olmakta.

Oklüzyon süresi hedeflenen derinliğe göre belirlenmekte. Yüzeysel bir uygulamada 6-8 saat, orta düzeyde bir uygulamada 8-16 saat ve derin bir uygulamada 16-24 saat gibi.

Oklüzyon bu sürenin sonunda dikkatlice çıkarılır. Kuru ve steril bir gaz ped ile yüzey alanı eksudadan temizlenir. Üzerine kalın bir tabaka bismuth subgallate pudra dökülür. Bu hastanın uygulama alanına bir bakım yapmasını ortadan kaldırırken enfeksiyon gibi riskleri azaltmaktadır. Pudra üzerine silikon bir örtü konulur yada pudra üzerine steril vazelin sürülerek sargı bezleri ile kapatılmaktadır. Pudra ve vazelin uygulama lanında kalın bir tabaka oluşturmakta.

3. gün silikon  örtü yada sargı bezleri değiştirilirek alan kontrol edilir ve vazelin-pudra tekar sürülür.  6 -7 günde bu oklüzyon çıkarılır. 

Bu süre içerisinde hastanın ağrı için asitaminofen + kodein içeren ilaçlar kullanması istenir. Oklüzyon süresince hasta banyo ve duş alamaz. Uygulama alanı ile oynamaması ve kaşımaması istenir. Güneş aktivitelerinden kesinlikle uzak kalmalıdır.

Oklüzyon çıkarıldıktan sonra hasta banyo ve duş almaya başlayabilir. Önerilen nemlendirici ve pigmentasyon önleyici kremleri kullanmaya başlar. 4-6 haftaya kadar bu bakımlarar devam edilirken hastanın güzenten korunması istenir ve 2 haftadan sonra sunblock kullanımı 3 aya kadar istenmektedir.

2. haftadan sonra güneşten koruyucu kullanımı istenmektedir.

Uygulama alanında 2-3 gün süren eritem ve 2 haftaya kadar uzayabilen ödem gelişmekte.

 


Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency