Albinizm

AlbinizmAlbinizm, göz, deri ve saçın pigmentasyonunda yaygın bir azalmayla karakterize melanin biyosentezi bozukluklarının herediter bir grubudur. Albinizm dünya genelinde önemli ölçüde değişiklik göstermekle birlikte yaklaşık 17.000 doğımda 1 görülmektedir.

Tutulan dokulara göre ikiye ayrılabilir. Oküler albinizm (OA) sadece gözlerin tutulduğu, okülokütanöz albinizm (OKA) ise göz, saç ve deri etkilenmektedir.

Albinizmde göz sistemdeki değişiklikler spesifik olup, tanısal önem taşımaktadır. OKA ve OA’in bütün tiplerinde değişik derecelerde nistagmus, ışık duyarlılığı-fotofobi, irisin ve retinal epitelin azlığı-hipopigmentasyonu, foveal hipoplazi, kırma kusurları, azalmış görme keskinliği ve bazen renkli görmede bozulma vardır. Albinizmde en temel değişiklik optik sistemde görülür. Optik sinirlerin yanlış rotası, optik kiazmadaki aşırı çaprazlaşma ile birlikte karakteristik bir bulgudur. Şaşılık ve azalmış stereoskopik görme ile sonuçlanır. Ayrıca OKA’nın tüm tiplerindeki görme keskinliğinde azalma ve oküler nistagmus varlığı, OKA’yı konjenital hipopigmentasyonun diğer formlarından ayırt ettirici özelliklerdir.


AlbinizmOKA ve OA nın alt tipleri tanımlanmıştır. Pigment yokluğu bu alt tiplerde değişiklikler gösterir. Orta derecedeki formlarda (OKA1B, OKA2, OKA3 ve OKA4) uzun sürede bir miktar pigment birikimi görülürken, OKA1A formunda yaşam boyu melanin üretiminin komple yokluğu ile en şiddetli tipi olduğu görülür.

OKA 1: kromozom 11q 14,3 üzerinde tirozin geni (TYR)’ndeki mutasyonlarla oluşur. Otozomal resesif geçiş göstermektedir.

OKA 1A; tirozinaz enziminin hiç olmadığı en şiddetli formdur. Saç, kirpikler, kaşlar ve deri beyazdır, irisler açık renklidir ve daima tam saydamdırlar. Görme keskinliği oldukça azalmıştır ve fotofobi şiddetlidir. Pigment gelişmez ve amelanotik nevuslar mevcut olabilir. Semptomlar yaşla değişiklik göstermez.

OKA 1B; tirozinaz aktivitesi azalmıştır. Yıllar içinde hasta biraz koyulaşır (sarı-mutant albinizm).

OKA TS (Temperature sensitive); de tirozinaz 35 derece altında fonksiyon görebilir. Bu durumda ileri yaşlarda soğuk olan akral bölgelerde bir miktar pigmentasyon gözlenir.

OKA 2; P gen mutasyonu vardır ve bu sorumlu olan gen, kromozom 15q11.2-q12’de yerlesmektedir. Pigmentasyon normalden hiçe kadar değişebilir, yenidoğan hemen daima pigmentli kıla sahiptir. Nevus ve çiller yaygındır. İris rengi değişiklik gösterir ve OKA1A’da görülen pembe gözler genellikle mevcut değildir. Görme keskinliği genellikle OKA1’den daha iyidir.

OKA 3 (Rufous albinizm); TRP-1 (Tirozinaz Related Protein 1) mutasyonu mevcuttur. Sadece zencilerde tanımlanmış olup kırmızı saça ve kırmızımsı kahverengi cilde sahip zenciler oluşur.

OKA 4; yeni tanımlanmış bir OKA tipidir ve hastalıktan membran ilişkili transporter protein gen sorumludur. Ancak fonksiyonu halen tam olarak açığa kavuşmamıştır. OKA4 klinik bulgularla OKA2’den ayırtedilemeyebilir.

OA: X’e bağlı geçiş paterni gösterir. Taşıyıcı kadınların göz diplerinde funduslarında çamur sıçramış fundus görünümü vardır. Hastaların deri biyopsisinde makromelanozomların izlenmesi ile tanı konulur.

OKA’ da tanı karakteristik oküler semptomlarla birlikte saç ve derinin hipopigmentasyonunun klinik bulgularıyla konur. Patolojik olarak incelendiğinde epidermis ve kıl folliküllerinde melanosit sayısı normaldir. Melanositlerin ve komşu keratinositlerin melanin içeriği azalmış veya yoktur.

OKA gebelikte prenatal tanısı da mümkün olan hastalıklardandır. Gebeliğin 10- 12. haftalarında koriyonik villus örnekleme veya daha ileri haftalarda amniyosentezle elde edilen DNA’dan yararlanılarak OKA’in prenatal tanısı da günümüzde mümkün olmaktadır.

Albinizmin primer tedavisi yoktur. Fotosensitivite ve deri kanserleri daima göz önünde tutulmalı dolayısıyla hastalara güneşten koruyucular ve güneş gözlükleri önerilmelidir.


Albinizm ve Sendromlar

Albinizm ile bazı sendromlar birlikte olabilmektedir. Aşağıda bunlar anlatılmaktadır.


Chediak - Higashi Sendromu

Chediak-Higashi sendomu (CHS) çocuklarda seyrek görülen otozomal resesif geçiş gösteren bir hastalıktır. Değişen klinik yayılım alanları ile okülokutanöz albinizm, kan hücreleri olan nötrofilleride azalma nötropeni, immün savunma sisteminde kemotaksiste ve bakterisidal aktivitede bozuklukluğun eşlik ettiği tekrarlayan enfeksiyonlar, trombosit yokluğuna bağlı kanamaya yatkınlık görülmektedir.

CHS geni LYST ve CHS1 olarak adlandırılmış olup 1q42-43 kromozomda lokalizedir.

CHS hastalarında gümüş açık renkli saç ve fotofobi ile genellikle erken yeni doğan dönemde fark edilir ve saç rengi açık renkten koyu kahverengiye kadar değişebilmektedir. Fakat sıklıkla tüm hastalar gümüşsü bir saç rengine sahiptir.

Doğumdan hemen sonra saptanamayan ve tedavilere dirençli enfeksiyon odakları ortaya çıkmaktadır. Hastaların büyük çoğunluğu (%90) hayatın ilk 10 yılında infeksiyon, kanama-hemoraji, diğer komplikasyonlar nedeniyle kaybedilir. %10’luk kısmı ise ergenliğe kadar önemli hastalık geçirmez. Ancak bunlarda ilerleyici ağır nörolojik komplikasyonlar nedeniyle başkalarına bağımlı hale gelirler.


Hermansky - Pudlak Sendromu

Hermansky-Pudlak Sendromu; HPS okülokütanöz albinizm, kanama yatkınlığı ve çeşitli organlarda “seroid lipofüksin” birikimi ile karakterize otozomal resesif geçişli bir genetik hastalıktır. Türk toplumda çok nadir görülmektedir. Porto Rikoda ailesel sıklıklık gözlenmiştir.

HPS için 4 alt tip tanımlanmıştır ve her tip için farklı genetik bozukluk saptanmıştır.

Hastaların deri, saç ve gözdeki pigment dağılımı, yaşı ve etnik yapısına bağlı olarak çok önemli klinik değişiklikler göstermekte olup, bazen sadece göz bulguları bulunabilir.Deride minör travmalarla morarmalar, burun kanaması, diş eti kanaması ve doğumda kanama ile seyredebilir.

HPS’de fotofobi, şaşılık, azalmış görme keskinliği, saydam irisler, iris renklerinin farklı olması, iris sıklıkla kırmızı ve kahverengidir ve nistagmusu içeren göz bulguları mevcuttur.

Kırmızı retinal reflex tipiktir.

Şiddetli akciğerde fibrozis ve inflamatuar bağırsak hastalıkları görülebilmektedir. Özellikle Porto Riko ailelerinde.

Çocukluk döneminde nötropeni ve sık solunum yolu enfeksiyonları gözlenmektedir.

Kanama riski nedeniyle hastalara aspirin ve non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlardan kaçınmaları önerilmelidir.


Griscelli Sendromu

Griscelli sendromu (GS), nörolojik anormallikler, immün yetmezlikle birlikte görülen veya herhangi bir anormalliğin eşlik etmediği gümüs gibi saç rengi ile kendini gösteren nadir rastlanan otozomal resesif bir hastalıktır. rastlanmaz.
GS tip 1 gümüşümsü gri saç rengi, açık ten rengi, erken baslangıçlı ağır psikomotor gerilik ve normal immün sisteme sahip hastaları temsil etmektedir. Melanosit ve nöronal hücrelerde organel transportunu düzenleyen, kromozom 15q21 üzerinde lokalize miyozin Va’da (MYO5A) olusan bir mutasyon sonucu oluşur.

GS tip 2, gümüsümsü gri saç rengi, deri ve iç organlarda sık infeksiyon ve primer nörolojik hastalığın söz konusu olmadığı durumda değisken nörolojik defektlere sahip hastaları temsil eder.

GS tip 3, hastalığın sınırlı halini ifade eder ve saç ve deride hipopigmentasyonla karakterizedir. Sinir sistemi ve immun sistemde herhangi bir anormallik yoktur.


Elejalde Sendromu

Elejalde sendromu (ES) nöroektodermal melanozomal sendrom olarak da bilinmektedir.

Gümüşümsü gri saç, bronz deri rengi, santral sinir sisteminde ağır disfonksiyon ve normal immun sistem şeklinde bildirilmiştir.


Cross Sendromu

Cross sendromu (CS) albinizm, küçük gözler-mikroftalmi, küçük ve opak kornea, spastik yapı, zeka geriliği, kubbe damak, dişeti hipertrofisi ve skolyoz bulgularından oluşan otozomal resesif genetik bir hastalıktır.


CrossMcKusick - Breen sendromu

CrossMcKusick-Breen sendromu oküloserebral hipopigmentasyon sendromu olarak da bilinir.


Fenilketonüri

Fenilketonüri otozomal resesif geçişli bir fenilalanin metabolizması bozukluğu olan bu hastalıkta fenilalanini tirozine çeviren fenilalanin hidroksilaz enzimi eksik ya da hiç yoktur. Proteinli gıdalarda bulunan fenilalaninin, karaciğerde metabolize edilememesi sonucu fenilalanin ve metabolitlerinin kan ve dokularda birikmesi sonucu klinik bulgular görülür. Deri, saç ve gözlerde pigmentasyon azlığı, erken diyet uygulanmazsa zeka geriliği ile karakterizedir.


Menkes Sendromu

Menkes sendromu (MS), prematür doğum öyküsü, genellikle ilk aylarda başlayan hipotermi, hipotoni, beslenme güçlüğü, kusma, konvülsiyon, yüzde şekil bozukluğu-dismorfizm, ilerleyici nörolojik dejenerasyon, depigmente ve anormal saç görünümü, damarsal yapı ve kemik yapıya ait anomaliler ile karakterize X’e bağlı resesif kalıtılan bir hastalıktır. Hastalık, dokularar bakır taşıyan ATPaz’ı kodlayan gendeki mutasyon sonucu gelişir ve Xq12-q13 kromozomda yerleşir. Bu genin ürünü, bakır transporte eden zar proteinidir ve disfonksiyonu barsak hücrelerinden kan dolaşımına bakır geçişini önler. Bozulmuş lizil oksidaz ve tirozinaz fonksiyonları deri bulgularına neden olur1.
Menkes hastalığında görülen tipik bulgular genellikle 3-6 ay arasında belirginleşmekte ve tanı bu klinik bulgularla düşünülmektedir. Tanıyı destekleyecek en önemli bulgular saç bulgularıdır. Doğumda normal ya da seyrek olan saçların yerini üç hafta ile beş ay arasında kısa, ince, kırılgan, açık renkte saçlar alır. Hastalarda saç renginde açılma, yünümsü saç, saç morfolojisinde pili torti ve trikoreksis nodoza görülebilmektedir.

Tirozinaz enzimi aktivitesinin bozulması tirozinden melanin sentezini bozarak saçlarda pigment kaybına neden olmaktadır.

Menkes hastalığında klinik bulgularla düşünülen tanı, serum bakır ve seruloplazmin düzeyinde düşüklüğün gösterilmesiyle doğrulanır. Doğum öncesi tanı, amniotik hücre kültürlerinde ya da korion villus örneklerinde bakır birikimin gösterilmesi ile yapılabilir.


Ektrodaktili - Ektodermal Displazi - Yarık Dudak / Damak Sendromu; EEC

EEC sendromunda pigment düzensizlikleri ve iskelet defektleri birlikte görülür.

El ve ayaklarda “ıstakoz-pençe (lobster claw)” deformiteleri yarık dudak-damak sendromunun kolayca tanınmasını sağlar.

Deride yaygın az pigmentasyon ile birlikte saç ve derinin kuruluğudur.


Sorunuzu Gönderin
dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor
Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency