Akne İzlerinde Mikroiğneli Fraksiyonel RF Kullanımı

Akne sıklıkla ergenlik ve erişkin yaş döneminde gözlediğimiz ve sonrasında kalabilecek izleri ile önemli estetik problemlerden birisidir.

Akne skarlarında kimyasal peeling, subsizyon, ablativ ve nonablativ lazer, dermabrazyon, dermal greftler, yağ enjeksiyonları, punch eksizyonlar gibi bir çok tedaviler kullanılmaktadır. Tedavi seçimleri hastaya, akne izlerinin tiplerine ve şiddetine göre seçilmektedir.

Ablativ ve nonablativ lazerler klinik etkinlikleri ile akne izlerinde daha fazla tercih edilmektedir. Ancak ablativ lazerler sonrası  iyileşme süreçlerinin uzun olması, uzun süren eritem ve hiperpigmentasyon riskleri nedeni ile doğru seçilmiş hastalarda kullanılmalıdır. Nonablativ lazerler ise akne izlerinde etkinlikleri yeterli değildir.

Mikroiğne yöntemleri roller, stamp yada penler şeklinde akne izlerinde eskiden beri kullanılmaktadır. Aynı şekilde radyofrekans monopolar yada bipolar uygulamalarla akne  izlerinde kullanılmaktadır. Mikroiğneli fraksiyonel radyofrekans  uygulamaları mikro iğne ile radyofrekansın etkinliklerini kombine eden yeni bir sistemdir ve akne izlerinde son yıllarda yüksek klinik sonuçları ile kullanılmaktadır.

Bu yeni sistemde epidermis korunarak mikroiğnelerin mekanik ve RF ısı etkisi ile dermiste kontrollü doku hasarı sağlanmaktadır. Bu hasarın onarımı sırasında deride dermisin yeniden yapılanması aknede özellikle atrofik izlerin düzelmesini sağlamaktadır.

Mikroiğneli fraksiyonel radyofrekans özellikle icepick skarlarda daha sonra rolling ve boxcar akne izlerinde etkili olduğunu biliyoruz. Bu sonuçlar Fraksiyonel CO2 lazerde elde edilen sonuçlarımızı desteklemekte.

Mikroiğneli fraksiyonel RF sistemleri akne izlerinde 2 farklı iğne ile kullanılmaktadır. Bunlardan ilkinde iğne tamamen RF akımına açıktır. Diğerinde ise mikroiğnenin sadece uç 0.3 mm lik alanı RF akımına açıktır. Özellikle son yıllarda her iki mikroiğne formuda akne izlerinde kullanılmaktadır. Bu mikroiğnler deriye uygulandığında dermişte kontrollü bir ısı sağlamaktadır.

Akne izlerinde mikroiğneli fraksiyonel radyofrekans uygulaması tüm cilt tiplerinde daha güvenli uygulanabilmektedir. Uygulama öncesi hastalar detaylı değerlendirilmelidir. Gebelik, emzirme, güneş ve ışık kaynaklarına duyarlılık, kalp pili gibi implantların varlığı, immün sistemin baskı altında olduğu durumlar, onkoloji tedavisinin devam ediyor olması, anestezik maddelere allerji varlığı, uygulama alanında aktif deri enfeksiyonu (uçuk gibi) ve aktif deri kanser durumlarında bu tedaviler kesinlikle uygulanmamalıdır.



  • Resimde model bir deride mikroiğnelerin dermiste oluşturduğu ısı değişimi görülmektedir.
  • Akne skarlarında kimyasal peeling, subsizyon, ablativ ve nonablativ lazer, dermabrazyon, dermal greftler, yağ enjeksiyonları, punch eksizyonlar gibi bir çok tedaviler kullanılmaktadır. Tedavi seçimleri hastaya, akne izlerinin tiplerine ve şiddetine göre seçilmektedir.
  • Ablativ ve nonablativ lazerler klinik etkinlikleri ile akne izlerinde daha fazla tercih edilmektedir. Ancak ablativ lazerler sonrası iyileşme süreçlerinin uzun olması, uzun süren eritem ve hiperpigmentasyon riskleri nedeni ile doğru seçilmiş hastalarda kullanılmalıdır. Nonablativ lazerler ise akne izlerinde etkinlikleri yeterli değildir.
  • Mikroiğneli fraksiyonel radyofrekans uygulamaları mikro iğne ile radyofrekansın etkinliklerini kombine eden yeni bir sistemdir ve akne izlerinde son yıllarda yüksek klinik sonuçları ile kullanılmaktadır.
  • Uygulama sonrasında hastalara nemlendirici ve güneşten koruyucular verilmektedir.
  • Akne skarları dışında özellikle porlarda önemli düzeyde azalmalarda gözlenmektedir.
  • Klinik olarak icepick ve hafif akne izlerinde etkinliği oldukça güzeldir.
  • Kullanılan RF parametrelerine ve uygulama şekline bağlı olarak bazı hastalarda aşağıda olduğu gibi uygulama alanında mikroiğnelerin yerine uyan lekeler-hiperpigmentasyonlar gelişebilmektedir.


Uygulama sırasında hafif ağrı nedeni ile uygulama alanına lokal aestezik kremler uygulanmaktadır. Ayrıca uygulam sırasında Cryo 6 gibi yüzeysel soğutucu sistemlerde kullanılmaktadır.

Uygulama sonrasında hastalara nemlendirici ve güneşten koruyucular verilmektedir.

Mikroiğneli frasiyonel RF 1-2 ay ara ile 1-4 seans uygulanmakta ve uygulama alanında 1-2 pas kullanılmaktadır.

Uygulama sonrası geçici ağrı, eritem ve 3-5 günde düzelen deri döküntüleri gözlenmektedir.

Akne skarları dışında özellikle porlarda önemli düzeyde azalmalarda gözlenmektedir.

Uygulama skarın tipine ve hastanın cilt yapısına bağlı olarak tek pas yada 3 pas eklinde yapılmaktadır.

3 pas uygulanacak ise ilk pasta 3-3.5 mm derinlikler tercih edilerek . 2. pasta 2-2.5 mm ve 3. pasta ise 1,5 mm olacak şekilde devam edilmektedir. Enerji 3-3.5 mm derinliklerde 35-40 W ancak derinlik azaldıkça enerjide azaltılarak uygulama yapılmaktadır. Paslarda minial tada overlap tercih edilmemektedir.

Uygulama sonrası 2-5 gün hastaya ağrı kesici verilebilmektedir.

Uygulama sonrası güneşten koruyucular ilk 2-3 hafta mutlaka kullandırılmaktadır.

Uygulama aralıkları 3-6 haftadır.

MRF de elde edilen sonuçlar kesinlikle tam düzelme olarak düşünülmemelidir. Klinik ve estetik görsellik olarak akne izlerinin daha hafiflemesi görünürlüklerinin azalması olarak tanımlanması daha doğrudur.

Klinik olarak icepick ve hafif akne izlerinde etkinliği oldukça güzeldir.

Uygulama sonrasında 1-3 gün süren eritem ve yanma olmakta. Ancak sıklıkla hastaların sadece 1 gün sosyal aktivitelerini etkileyebilmektedir.

Kullanılan RF parametrelerine ve uygulama şekline bağlı olarak bazı hastalarda uygulama alanında mikroiğnelerin yerine uyan lekeler-hiperpigmentasyonlar gelişebilmektedir.


Sorunuzu Gönderin
dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor
Adres: Bulgurlu Mahallesi Libadiye Caddesi No:15 Daire:9 Üsküdar/İstanbul
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.
© 2017 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency